ABD Başkanı Donald Trump, Cuma günü Cenevre'de imzalanması planlanan İran ile yapılan "barış anlaşması"nın nükleer bir silaha karşı "çok güçlü bir duvar" görevi göreceğini iddia etti. Trump, anlaşmanın İran'ın nükleer programına getirdiği kısıtlamaların Tahran'ın nükleer silah elde etmesini engelleyeceğini savundu. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamaya göre, anlaşma İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini durdurmayı ve mevcut stoklarını uluslararası denetime açmayı öngörüyor. Trump, "Bu anlaşma çok güçlü. İran'ın nükleer bir silah yapmasına izin vermeyecek. Bu bir duvar, nükleer bir silaha karşı bir duvar," dedi.
Anlaşmanın arka planı ve ayrıntıları
Trump yönetimi, İran ile varılan anlaşmanın 2015 tarihli Kapsamlı Ortak Eylem Planı'ndan (KOEP) farklı olduğunu vurguluyor. KOEP, Obama döneminde imzalanmış ve Trump tarafından 2018'de tek taraflı olarak feshedilmişti. Yeni anlaşma, İran'ın balistik füze programını da kapsıyor ve Tahran'ın bölgesel faaliyetlerine sınırlamalar getiriyor. Anlaşmanın imza törenine İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif ve ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo'nun katılması bekleniyor. Trump, anlaşmanın İran'ın ekonomik yaptırımların kaldırılması karşılığında nükleer programını kısıtlamasını öngördüğünü söyledi. İran tarafı ise henüz resmi bir açıklama yapmadı. Anlaşmanın ayrıntıları henüz kamuoyuyla tam olarak paylaşılmadı ancak Trump, anlaşmanın "çok kapsamlı" olduğunu ve İran'ın tüm nükleer tesislerinin denetlenmesine izin vereceğini belirtti. İran'ın uranyum zenginleştirme kapasitesinin yanı sıra, ağır su reaktörü ve diğer nükleer altyapı faaliyetlerinin de sınırlandırılması hedefleniyor. Anlaşma, İran'ın nükleer programının barışçıl olduğu yönündeki taahhüdünü teyit ederken, uluslararası topluma da şeffaflık sağlamayı amaçlıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Yeni anlaşma, İsrail ve Suudi Arabistan başta olmak üzere bölge ülkeleri tarafından temkinli karşılandı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, anlaşmayı İran'ın nükleer silah kapasitesini engellemediği gerekçesiyle daha önce eleştirmişti. Trump yönetimi, anlaşmanın İran'ın bölgesel nüfuzunu da sınırlayacağını iddia ediyor. İran'ın Yemen, Suriye ve Lübnan'daki faaliyetlerinin kısıtlanması, anlaşmanın bölgesel güvenlik boyutunu oluşturuyor. Küresel ölçekte ise anlaşma, ABD ile Avrupalı müttefikler arasında yeni bir tartışma başlattı. Fransa, Almanya ve İngiltere, KOEP'in korunmasını savunurken, ABD'nin tek taraflı adımlarına karşı çıkıyor. Trump'ın anlaşma açıklaması, uluslararası toplumda karışık tepkilere yol açtı. Rusya ve Çin, anlaşmayı "bölgesel istikrara katkı" olarak nitelendirirken, AB yetkilileri daha temkinli bir dil kullandı. Petrol piyasaları ise anlaşmanın İran yaptırımlarını hafifletebileceği spekülasyonlarıyla dalgalandı. Uzmanlar, anlaşmanın uygulanabilirliği ve İran'ın taahhütlerine bağlı kalıp kalmayacağı konusunda soru işaretleri olduğunu belirtiyor. Özellikle İran'ın uranyum zenginleştirme kapasitesindeki son artışlar, anlaşmanın başarısını zora sokabilir. Trump ise anlaşmanın imzalanmasıyla birlikte İran'ın nükleer programının kontrol altına alınacağını ve bölgesel gerilimlerin azalacağını öngörüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran ile ABD arasında varılan bu anlaşma, Türkiye'nin komşusu İran'la ilişkileri ve enerji güvenliği açısından kritik önem taşıyor. Anlaşmanın İran'a yönelik yaptırımların hafifletilmesini öngörmesi, Türkiye'nin İran'dan doğalgaz ve petrol ithalatını kolaylaştırabilir. Bu durum, Türkiye'nin enerji maliyetlerini düşürücü etki yapabilir. Ayrıca, bölgesel gerilimlerin azalması, Suriye ve Irak'taki istikrarsızlığın kontrol altına alınmasına katkı sağlayabilir. Ancak anlaşmanın İsrail ve Suudi Arabistan'ı rahatsız etmesi, bölgedeki mevcut dengeleri bozabilir. Türkiye, anlaşmayı destekleyici bir tutum sergilese de, İran'ın bölgesel nüfuzunun sınırlanması konusunda temkinli olabilir. Özellikle İran'ın Yemen ve Suriye'deki vekil güçleri, Türkiye'nin milli güvenlik çıkarlarını etkileyebilir. Genel olarak, anlaşma Türkiye'ye enerji ve komşuluk ilişkileri açısından fırsatlar sunarken, bölgesel rekabetin yeni boyutlar kazanmasına da yol açabilir.