Güney Kore'nin derin cepli bireysel yatırımcıları, geçmişte ciddi kayıplara neden olan kaldıraçlı bir yatırım aracına yeniden yöneliyor. Bu durum, dalgalı bir seyir izleyen hisse senedi piyasasında bahislerin ani şekilde çözülmesi endişelerini artırıyor. Özellikle, Kore Borsası'nda (KOSPI) işlem gören volatiliteye dayalı kaldıraçlı borsa yatırım fonları (ETF'ler), küçük yatırımcılar arasında popülerlik kazanıyor. Ancak bu ürünler, piyasa hareketlerini aşırı büyütme potansiyeliyle biliniyor ve 2020'de benzer bir akımın ardından yatırımcılar büyük zararlar etmişti.
Kaldıraçlı Ürünlerin Geçmişteki Zararları
Güney Kore'deki perakende yatırımcılar, özellikle 'yabancı hisse senedine yatırım yapan kaldıraçlı ETF'ler' gibi yüksek riskli enstrümanlara ilgi gösteriyor. Bu ürünler, piyasadaki küçük bir hareketi bile katlayarak yatırımcıya yansıtıyor. Örneğin, KOSPI 200 endeksine bağlı iki kat kaldıraçlı bir ürün, endeks yükseldiğinde iki kat kazanç sağlarken, düştüğünde de iki kat kayıp yaşatıyor.
Geçmişte, özellikle 2020'deki pandemi kaynaklı piyasa çalkantısı sırasında benzer bir çılgınlık yaşanmış ve birçok küçük yatırımcı tüm birikimlerini kaybetmişti. Kore Finansal Denetleme Kurumu, o dönemde bu ürünlerin satışına kısıtlama getirmişti. Ancak şimdi, gevşeyen düzenlemeler ve düşük faiz ortamında yatırımcılar yeniden bu yüksek riskli bahislere yöneliyor.
Küresel ve Bölgesel Boyut
Bu gelişme, sadece Güney Kore için değil, küresel piyasalar için de bir uyarı niteliği taşıyor. Gelişmiş ülkelerdeki merkez bankalarının faiz artırımlarına rağmen, bazı gelişmekte olan piyasalarda hala yüksek risk iştahı görülüyor. Güney Kore, dünyanın en büyük perakende yatırımcı tabanlarından birine sahip ve bu yatırımcıların davranışları, Asya piyasalarındaki dalgalanmayı tetikleyebilir.
Özellikle Çin'deki emlak krizi ve küresel ticaret savaşlarının gölgesinde, Güney Kore gibi ihracata dayalı ekonomiler daha kırılgan hale geliyor. Uzmanlar, bu kaldıraçlı ürünlerde birikmiş pozisyonların ani şekilde kapanmasının, KOSPI'de sert düşüşlere yol açabileceği ve bunun da diğer Asya borsalarına sıçrayabileceği uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Güney Kore'deki bu gelişme, Türkiye'nin benzer risk profiline sahip olduğunu gösteriyor. Türkiye'de de bireysel yatırımcıların kaldıraçlı işlemlere ve kripto para gibi yüksek riskli varlıklara olan ilgisi son yıllarda arttı. Borsa İstanbul'daki dalgalanmalar ve düşük faiz politikası, benzer bir spekülatif balon riskini beraberinde getiriyor. Ayrıca, Türkiye'nin yüksek cari açık ve döviz kırılganlığı göz önüne alındığında, küresel risk iştahındaki ani bir daralma, Türk finansal piyasalarını da olumsuz etkileyebilir. Güney Kore örneği, düzenleyicilerin erken uyarı sistemlerini güçlendirmesi gerektiğine işaret ediyor.