ABD ordusu, İran'a yönelik hava saldırılarının 11'inci gecesini Çarşamba günü erken saatlerde gerçekleştirdi. Başkan Donald Trump, ABD'nin Orta Doğu ülkesine saldırmayı 'bitirmediğini' söyledi. Saldırılar, Tahran'ın Körfez ülkelerine yönelik saldırılarının ve müttefiki Husilerin Suudi limanlarını ablukaya alma tehditlerinin ardından geldi.
Uzmanlar, bu saldırıların ABD-İran geriliminde yeni bir aşamaya işaret ettiğini belirtiyor. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, operasyonların İran'ın füze ve insansız hava aracı (İHA) kapasitelerini hedef aldığı bildirildi. Ancak Trump'ın 'bitirmedik' sözü, saldırıların süreceğine işaret ediyor. İran ise henüz resmi bir yanıt vermedi.
Diplomasi Çabaları Başarısız Oldu
Saldırılar, uluslararası toplumun arabuluculuk çabalarının başarısız olmasının ardından geldi. Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği'nin girişimleri sonuçsuz kalırken, Rusya ve Çin'in devreye girme çabaları da tıkandı. ABD Dışişleri Bakanlığı, İran'ın nükleer anlaşma müzakerelerine dönmeyi reddettiğini ve saldırıların meşru müdafaa kapsamında olduğunu savunuyor.
Tehran yönetimi ise uluslararası mahkemelere başvurma tehdidinde bulunurken, bölgesel müttefiklerini de harekete geçirdi. İran destekli Husiler, Kızıldeniz'de Suudi gemilerini hedef alarak abluka tehdidini gerçeğe dönüştürme sinyali verdi. Bu durum, küresel petrol arzını tehdit eden bir kriz potansiyelini beraberinde getiriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'nin saldırıları, Orta Doğu'da zaten kırılgan olan dengeleri daha da bozuyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkeleri, ABD'nin yanında yer alırken, Katar ve Umut gibi ülkeler tarafsızlık çağrısı yapıyor. İran ise Suriye, Lübnan ve Yemen'deki vekil güçleri üzerinden misilleme yapabilecek kapasiteye sahip.
Küresel ölçekte ise petrol fiyatlarında ani yükseliş yaşandı. Brent petrol varil fiyatı 95 doların üzerine çıkarken, piyasalar bu durumun süreceği endişesiyle işlem görüyor. Avrupa ülkeleri, enerji krizine karşı alternatif tedarik yolları ararken, Asya ülkeleri de gelişmeleri endişeyle takip ediyor. Uzmanlar, çatışmanın büyümesi halinde küresel ekonominin resesyona sürüklenebileceği uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-İran gerginliğinin tırmanması, Türkiye için güvenlik ve ekonomi açısından kritik sonuçlar doğurabilir. Türkiye, İran ile komşu olması ve iki ülke arasındaki enerji ve ticaret ilişkileri nedeniyle doğrudan etkilenebilir. Ayrıca, Irak ve Suriye'deki vekil güçler üzerinden yansımalar olması muhtemel. Ekonomik cephede ise petrol fiyatlarındaki yükseliş, cari açığı olumsuz etkileyebilir. Türkiye'nin arabuluculuk rolü oynaması beklenirken, NATO müttefiki ABD ile İran arasında denge politikası izlemesi zorunlu hale geliyor.