Filistin Merkezi Seçim Komisyonu (CEC), 28 Kasım 2025 tarihinde yapılması planlanan yasama seçimleri için yasal takvimi Perşembe günü resmen duyurdu. Bu adım, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın imzaladığı cumhurbaşkanlığı kararnamesi ve genel seçim yasası uyarınca atıldı. Komisyon tarafından yapılan yazılı açıklamada, seçmen kayıt merkezlerinin Batı Şeria'da faaliyete geçeceği, ayrıca Doğu Kudüs'te de seçmen kaydı için gerekli düzenlemelerin yapılacağı belirtildi. CEC, seçim hazırlıklarının başladığını ve ilgili tüm kurumlarla koordinasyon içinde çalışıldığını vurguladı.
Seçim Takvimi ve Süreç
Açıklanan takvime göre, seçmen kayıt işlemleri önümüzdeki günlerde başlayacak. Komisyon, seçimlerin şeffaf, adil ve demokratik bir ortamda gerçekleşmesi için gerekli tüm tedbirleri alacağını duyurdu. Filistin'de son yasama seçimleri 2006 yılında yapılmış ve Hamas'ın zaferiyle sonuçlanmıştı. O tarihten bu yana siyasi bölünmeler ve anlaşmazlıklar nedeniyle seçimler ertelenmişti. 2021 yılında yapılması planlanan seçimler de İsrail'in Doğu Kudüs'te oylamaya izin vermemesi ve Fetih-Hamas arasındaki görüş ayrılıkları nedeniyle iptal edilmişti.
Abbas'ın kararnamesi, seçimlerin yeniden gündeme gelmesi açısından önemli bir adım. Ancak siyasi gözlemciler, bu sürecin önünde ciddi engeller olduğunu belirtiyor. Özellikle işgal altındaki Batı Şeria ve abluka altındaki Gazze Şeridi arasındaki siyasi bölünmüşlük, seçimlerin başarısını tehdit ediyor. Hamas hareketi, Gazze'de fiili yönetimini sürdürürken, Fetih liderliğindeki Filistin Yönetimi Batı Şeria'da etkin. Taraflar arasında bugüne kadar kapsamlı bir uzlaşma sağlanamadı.
Bölgesel ve Uluslararası Boyut
Seçimlerin yeniden gündeme gelmesi, sadece Filistin iç siyasetini değil, bölgesel dengeleri de ilgilendiriyor. Uluslararası toplum, Filistin'de demokratik bir yönetimin kurulmasını destekliyor. Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler, daha önceki seçimlere gözlemci göndermiş ve sürece lojistik katkı sağlamıştı. Ancak Doğu Kudüs'ün statüsü, seçimlerin en hassas noktalarından biri. İsrail, Doğu Kudüs'te Filistin seçimlerinin yapılmasına genellikle karşı çıkıyor. 2021'de seçimlerin iptalinde en büyük etkenlerden biri buydu.
Diğer yandan, Filistin Kurtuluş Örgütü ve çeşitli siyasi gruplar, seçimlerin ulusal birliği sağlama potansiyeli taşıdığını düşünüyor. Ancak kısa vadede bu birliğin sağlanması zor görünüyor. İsrail'in yeni hükümetinin izleyeceği politika ve uluslararası toplumun baskısı, seçimlerin akıbetini belirleyecek faktörler arasında.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Filistin'de seçim takviminin açıklanması, Türkiye'nin Filistin davasına verdiği desteğin gündeme gelmesini sağlıyor. Türkiye, Filistin'de ulusal birliğin sağlanmasını ve demokratik süreçlerin işlemesini desteklemektedir. Özellikle Doğu Kudüs'ün statüsü ve Filistinli mültecilerin hakları konusunda aktif diplomatik girişimlerde bulunan Ankara, seçimlerin başarıyla tamamlanması halinde bölgesel istikrara katkı sağlayacağını düşünmektedir. Seçimlerin ardından Filistin Yönetimi ve Hamas arasında bir uzlaşı sağlanması, Türkiye'nin bölgedeki etkinliğini artırabilir. Ancak mevcut siyasi bölünmüşlük ve İsrail faktörü, seçimlerin sonucunu belirsiz kılmaktadır.