İran, Çarşamba günü ABD ordusunun Salı günü beş İran petrol tankerini vurup imha etmesine misilleme olarak Hürmüz Boğazı yakınlarında 10 gemiye saldırı düzenlediğini açıkladı. Tahran yönetimine göre hedef alınan gemiler arasında iki ABD gemisi ve sekiz petrol tankeri bulunuyor. İslam Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC), saldırının gemilerin bölgeden geçmeye çalıştığı sırada gerçekleştirildiğini duyurdu. Aynı açıklamada, Ürdün'deki bir ABD askeri üssünün de vurulduğu belirtildi. Olay, ABD ile İran arasındaki gerilimin son yılların en yüksek seviyesine çıktığı bir dönemde meydana geldi.
Olayın Arka Planı ve Tarafların İddiaları
ABD ordusu, Salı günü İran'a ait olduğu belirtilen beş petrol tankerini hedef alarak imha ettiğini açıklamıştı. Washington yönetimi, söz konusu tankerlerin bölgedeki uluslararası deniz trafiğini tehdit ettiğini ve yaptırımları ihlal ettiğini öne sürdü. İran ise bu saldırıyı "açık bir savaş ilanı" olarak nitelendirdi ve karşılık vereceğini duyurdu.
İslam Devrim Muhafızları Ordusu'ndan yapılan yazılı açıklamada, "ABD'nin hukuksuz saldırısına misliyle karşılık verildi. Hürmüz Boğazı'ndan geçmeye çalışan 10 gemi vuruldu. Bunlar arasında iki ABD savaş gemisi ve sekiz petrol tankeri yer alıyor" ifadeleri kullanıldı. Açıklamada ayrıca Ürdün'deki ABD askeri varlığına yönelik bir füze saldırısı düzenlendiği belirtildi. Ancak saldırının kapsamı, can kaybı olup olmadığı ve maddi hasarın boyutu henüz netlik kazanmadı.
ABD Savunma Bakanlığı'ndan (Pentagon) yapılan ilk açıklamada, olayın incelendiği ve doğrulanmaya çalışıldığı bildirildi. Beyaz Saray'dan ise henüz resmi bir açıklama gelmedi. Ancak üst düzey bir ABD'li yetkilinin, "İran'ın iddialarını ciddiye alıyoruz. Bölgedeki tüm unsurlarımız teyakkuz halinde" dediği öne sürüldü.
Hürmüz Boğazı ve Bölgesel Gerilimin Küresel Boyutu
Hürmüz Boğazı, dünya petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği kritik bir deniz yolu. Basra Körfezi'ni Umman Körfezi'ne bağlayan bu dar geçit, Suudi Arabistan, BAE, Kuveyt, Katar ve İran gibi büyük enerji üreticilerinin ihracat kapısı konumunda. Dolayısıyla bölgede yaşanan her askeri kriz, küresel enerji piyasalarını doğrudan etkiliyor.
İran'ın saldırı açıklamasının ardından Brent petrol fiyatlarında sert bir yükseliş görüldü. Uluslararası piyasalarda ham petrolün varili yüzde 5'in üzerinde değer kazandı. Asya ve Avrupa borsalarında enerji hisseleri dalgalandı. Analistler, çatışmanın genişlemesi halinde petrol fiyatlarının 100 doların üzerine çıkabileceği uyarısında bulunuyor.
Öte yandan, Ürdün'deki ABD üssüne yönelik saldırı iddiası, çatışmanın coğrafi olarak yayılabileceğine dair endişeleri artırdı. Ürdün hükümetinden konuya ilişkin henüz bir açıklama yapılmadı. Bölgedeki ABD askeri varlığı, Irak ve Suriye'deki üslerin yanı sıra Ürdün'de de konuşlanmış durumda. İran'ın vekil güçleri aracılığıyla bu üslere yönelik saldırıları son aylarda artmıştı.
Uluslararası toplumdan ilk tepkiler gecikmedi. Rusya, taraflara itidal çağrısı yaparken, Çin "bölgede istikrarın korunması" gerektiğini vurguladı. Avrupa Birliği Dış İlişkiler Servisi, "Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeleri endişeyle izliyoruz" açıklamasında bulundu. NATO'dan ise henüz resmi bir açıklama gelmedi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hürmüz Boğazı'ndaki tırmanma, Türkiye'nin enerji güvenliği ve bölgesel istikrarı açısından doğrudan risk taşıyor. Türkiye, petrol ve doğalgaz ihtiyacının önemli bir kısmını İran ve Basra Körfezi üzerinden karşılıyor. Olası bir geniş çaplı çatışma, enerji fiyatlarını yükselterek cari açığı ve enflasyonu olumsuz etkileyebilir. Ayrıca Türkiye, İran ile ABD arasında denge politikası yürütüyor. Ankara'nın hem NATO müttefiki ABD ile ilişkilerini hem de komşusu İran ile diplomatik kanallarını koruması gerekiyor. Bölgede savaşın yayılması, Türkiye'nin güney sınırında yeni bir istikrarsızlık dalgası yaratabilir. Bu nedenle Ankara'nın itidal çağrısı yapması ve diplomatik girişimleri yoğunlaştırması bekleniyor.