İran, Çarşamba günü ABD'nin beş İran petrol tankerini batırmasının ardından Hürmüz Boğazı yakınında 10 gemiye saldırı düzenlediğini açıkladı. Bu, savaşın başından bu yana deniz taşımacılığına yönelik en büyük karşılıklı saldırı dalgası olarak kaydedildi. Tahran yönetimi, saldırıların ABD'nin bölgedeki askeri varlığına ve İran'ın petrol ihracatına yönelik artan baskısına bir yanıt olduğunu belirtti. Olay, Basra Körfezi'nde gerilimi son yılların en yüksek seviyesine taşıdı.
Gelişmenin Arka Planı
Olay, ABD'nin geçtiğimiz günlerde İran'a ait beş petrol tankerini uluslararası sularda durdurarak el koyması ve ardından batırmasıyla başladı. Washington, söz konusu tankerlerin İran'ın petrol ihracatına yönelik yaptırımları ihlal ettiğini ve bölgedeki terör faaliyetlerine finansman sağladığını iddia etti. İran ise bu eylemi "açık bir savaş ilanı" olarak nitelendirdi ve misilleme hakkını saklı tuttuğunu duyurdu.
İran Devrim Muhafızları'na bağlı deniz kuvvetleri, Çarşamba günü yerel saatle sabah saatlerinde Hürmüz Boğazı'nın 50 mil güneyinde seyreden 10 ticari gemiye füze ve insansız hava aracı saldırısı düzenledi. Saldırıda gemilerden en az üçünün ağır hasar gördüğü, mürettebat arasında can kaybı olduğu bilgisi henüz doğrulanmadı. İran resmi ajansı IRNA, saldırıların "ABD'nin hukuksuz eylemlerine karşı meşru savunma" olduğunu savundu.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), saldırıyı kınayarak bölgedeki askeri birliklerini teyakkuz durumuna geçirdiğini açıkladı. Pentagon sözcüsü, "İran'ın bu pervasız saldırısı uluslararası deniz ticaretine yönelik doğrudan bir tehdittir ve gerekli karşılığı vereceğiz" dedi. Beyaz Saray'dan yapılan ilk açıklamada ise tüm seçeneklerin masada olduğu belirtildi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Hürmüz Boğazı, dünya petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği kritik bir su yolu. Son olay, küresel enerji piyasalarında ani fiyat artışlarına yol açtı. Brent petrolün varil fiyatı saldırı haberinin ardından yüzde 4'ün üzerinde yükselerek 90 dolar sınırına dayandı. Uluslararası denizcilik şirketleri, bölgeden geçen gemiler için rotalarını değiştirmeye başladı; sigorta şirketleri savaş riski primlerini iki katına çıkardı.
Körfez ülkeleri, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri başta olmak üzere, olası bir geniş çaplı çatışmanın kendi topraklarına sıçramasından endişeli. Bölgedeki ABD üsleri ve müttefik donanma gemileri yüksek alarm durumunda. Rusya ve Çin, taraflara itidal çağrısı yaparken, Avrupa Birliği acil toplantı kararı aldı. BM Güvenlik Konseyi'nin önümüzdeki günlerde konuyu görüşmesi bekleniyor.
Uzmanlar, saldırıların savaşın seyrini değiştirebileceğini ve Orta Doğu'da yeni bir askeri tırmanma döngüsünü başlatabileceğini belirtiyor. İran'ın nükleer programına ilişkin müzakerelerin de bu gelişmelerden olumsuz etkilenmesi muhtemel. Ayrıca, İsrail'in olası müdahalesi ve Husi isyancılarının Kızıldeniz'deki saldırıları, çatışmanın vekil güçler üzerinden yayılma riskini artırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Hürmüz Boğazı'ndaki gerilimin doğrudan tarafı olmasa da, enerji güvenliği ve bölgesel istikrar açısından yakından etkileniyor. Petrol ve doğal gaz ihtiyacının büyük kısmını ithal eden Türkiye, olası bir arz kesintisinde fiyat şoklarıyla karşılaşabilir. Ayrıca, İran ile ABD arasındaki tırmanma, Türkiye'nin arabuluculuk rolünü zorlaştırırken, Suriye ve Irak'taki dengeleri de etkileyebilir. Ankara'nın hem İran hem de Batı ile diyalog kanallarını açık tutması, bu krizde kritik önem taşıyor.