Bilim insanları, Ağustos 2023'ün kayıtlara geçen en sıcak ay olduğunu ve iklim değişikliğinin Nepal ile Tibet'te yaşanan toprak kaymaları ve ani sellerde muhtemelen etkili olduğunu açıkladı. Küresel sıcaklık rekorları üst üste kırılırken, aşırı hava olayları Asya'nın yüksek kesimlerinde can ve mal kaybına yol açıyor.
Rekor sıcaklıklar ve iklim krizi
Avrupa Birliği'nin Copernicus İklim Değişikliği Servisi ve Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) tarafından yapılan ortak değerlendirmeye göre, Ağustos 2023 küresel ortalama yüzey sıcaklığı, 1991-2020 ortalamasının 1,5 santigrat derece üzerinde gerçekleşti. Bu, sanayi öncesi döneme kıyasla 1,5 derecelik ısınma eşiğine ilk kez bir ay boyunca ulaşıldığı anlamına geliyor. Bilim insanları, El Niño hava olayının da etkisiyle sıcaklıkların arttığını, ancak asıl sorumlunun insan kaynaklı sera gazı emisyonları olduğunu vurguluyor.
Dünya genelinde sıcaklık rekorları kırılırken, Nepal ve Tibet'te şiddetli muson yağışları sonucu meydana gelen toprak kaymaları ve ani sellerde yüzlerce kişi hayatını kaybetti, binlerce kişi yerinden edildi. Bilim insanları, iklim değişikliğinin bu tür aşırı hava olaylarının sıklığını ve şiddetini artırdığını belirtiyor. Himalaya bölgesi, eriyen buzullar ve değişen yağış rejimleri nedeniyle iklim değişikliğine karşı en kırılgan bölgelerden biri olarak öne çıkıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Nepal ve Tibet'teki felaketler, iklim değişikliğinin dağlık bölgelerde yarattığı riskleri gözler önüne seriyor. Himalayalar'da buzul göllerinin sayısı artıyor ve bu göllerin taşma riski her geçen gün büyüyor. Uzmanlar, bölgede erken uyarı sistemlerinin güçlendirilmesi ve altyapının iklim değişikliğine dayanıklı hale getirilmesi gerektiğini söylüyor. Ayrıca, Asya'nın su kulesi olarak bilinen Himalayalar'daki değişim, milyarlarca insanın su ve gıda güvenliğini tehdit ediyor.
Küresel ölçekte ise 2023 yazı, Kuzey Yarım Küre'de benzeri görülmemiş sıcaklık dalgaları, orman yangınları ve sellerle geçti. Bilim insanları, iklim değişikliğinin etkilerinin artık daha sık ve yoğun hissedildiğini, ancak emisyonların hala artışta olduğunu belirtiyor. Uluslararası toplum, Paris Anlaşması hedeflerine ulaşmak için acil önlemler alınması çağrısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Akdeniz havzasında yer alan ve iklim değişikliğinden en çok etkilenecek ülkeler arasında gösteriliyor. Sıcaklık artışı, kuraklık, orman yangınları ve sel gibi aşırı hava olayları Türkiye'de de sıkça yaşanıyor. Nepal ve Tibet'teki felaketler, benzer risklerin Türkiye'de de var olduğunu gösteriyor. Türkiye'nin iklim değişikliğiyle mücadelede hem ulusal önlemleri artırması hem de uluslararası işbirliklerinde daha aktif rol alması gerekiyor. Ayrıca, iklim göçü ve bölgesel istikrarsızlık gibi dolaylı etkiler de Türk dış politikası ve güvenliği açısından önem taşıyor.