Bilim insanları, ağustos ayının küresel ortalama sıcaklıkta Temmuz 2023 ile aynı seviyeye ulaşarak kaydedilen en sıcak ay olduğunu duyurdu. Kavurucu yaz sıcaklıkları, geçtiğimiz ayı da rekor seviyeye taşıdı. Uzmanlar, önümüzdeki aylarda daha fazla sıcaklık rekoru kırılabileceği uyarısında bulunuyor.
Rekor Sıcaklıkların Anatomisi
Avrupa Birliği'nin Copernicus İklim Değişikliği Servisi'nin (C3S) verilerine göre, ağustos ayında küresel ortalama yüzey sıcaklığı 16,82°C olarak ölçüldü. Bu, Temmuz 2023'te kırılan 16,95°C'lik rekorun hemen ardından ikinci en yüksek ağustos değeri. Ancak bilim insanları, ölçüm belirsizlikleri göz önüne alındığında iki ayın istatistiksel olarak eşdeğer olduğunu belirtiyor. Ağustos 2024, sanayi öncesi dönem ortalamasının yaklaşık 1,51°C üzerinde seyretti ve bu, 2023'ün Temmuz ayından bu yana üst üste 13. ay oldu.
Küresel deniz yüzeyi sıcaklıkları da rekor seviyelerde. Ağustos ayında deniz yüzeyi sıcaklığı 20,91°C ile 2023'ün aynı dönemindeki 20,98°C'lik rekorun hemen altında kaldı. Akdeniz, Atlantik ve Pasifik okyanuslarında görülen anormal ısınma, tropikal fırtınaların şiddetini artırırken, mercan resiflerinde kitlesel beyazlamaya yol açıyor. Bilim insanları, okyanusların ısı emme kapasitesinin azalmasının küresel iklim sistemini daha da kırılgan hale getirdiğini vurguluyor.
Uzmanlar, bu rekorun başlıca nedenleri arasında sera gazı emisyonlarındaki artışı, El Niño hava olayının etkilerini ve doğal iklim değişkenliğini gösteriyor. El Niño, 2023'ün ortasından itibaren Pasifik Okyanusu'nda sıcak suyun yüzeye çıkmasına neden olarak küresel sıcaklıkları yükseltti. 2024'ün başlarında zayıflamaya başlayan El Niño'nun yerini La Niña'nın alması bekleniyor ancak bilim insanları, La Niña'nın bile artan sera gazı etkisini tamamen dengeleyemeyeceğini belirtiyor.
Küresel ve Bölgesel Etkiler
Kuzey Yarımküre'de yaz ayları, ölümcül sıcak hava dalgaları, orman yangınları ve kuraklıklarla geçti. ABD'nin batısında ve güneyinde sıcaklıklar 45°C'yi aşarken, Avrupa'nın güneyinde İtalya, İspanya ve Yunanistan'da yangınlar binlerce hektar alanı küle çevirdi. Asya'da ise Hindistan, Çin ve Japonya'da rekor sıcaklıklar görüldü; Tokyo'da termometreler 40°C'yi gösterdi. Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO), 2024'ün ilk sekiz ayının sanayi öncesi döneme göre 1,5°C'lik ısınma eşiğini geçen ilk yıl olma yolunda olduğunu açıkladı.
Bu durum, Paris Anlaşması'nın uzun vadeli hedeflerini tehlikeye atıyor. Anlaşma, küresel sıcaklık artışını 1,5°C ile sınırlamayı amaçlıyor ancak mevcut emisyon trendleri bu hedefin aşılacağını gösteriyor. Copernicus verilerine göre, son 12 ayda küresel ortalama sıcaklık sanayi öncesi seviyelerin 1,64°C üzerinde gerçekleşti. Bilim insanları, bu geçici aşımın kalıcı hale gelmemesi için acil emisyon azaltımı çağrısı yapıyor.
Önümüzdeki aylarda, özellikle sonbahar ve kış aylarında da sıcaklık rekorları kırılabilir. La Niña koşullarının etkisiyle Pasifik'te soğuma başlasa da, küresel ısınmanın ana itici gücü olan sera gazı birikimi devam ediyor. Atmosferdeki karbondioksit konsantrasyonu 420 ppm'in üzerinde seyrediyor ve bu, milyonlarca yıldır görülmemiş bir seviye. Bilim insanları, 2024'ün tamamının en sıcak yıl olarak kayıtlara geçmesinin kuvvetle muhtemel olduğunu belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Küresel sıcaklık rekorları, Türkiye'yi de doğrudan etkiliyor. Ülke, Akdeniz iklim kuşağında yer alması nedeniyle sıcak hava dalgalarına, kuraklığa ve orman yangınlarına karşı hassas. Son yıllarda Ege ve Akdeniz kıyılarında artan yangınlar, tarımsal verim kayıpları ve su kaynaklarının azalması, iklim değişikliğinin somut yansımaları. Türkiye, Paris Anlaşması'nı 2021'de onaylayarak 2053 net sıfır emisyon hedefi belirledi. Ancak kömür bağımlılığı ve artan enerji talebi, bu hedefe ulaşmayı zorlaştırıyor. Önümüzdeki dönemde, tarım ve su yönetimi politikalarının iklim değişikliğine uyum sağlaması kritik önem taşıyor.