ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın nükleer programına ilişkin gerilimin arttığı bir dönemde Tahran'a yönelik çarpıcı bir uyarıda bulundu. Trump, ABD'nin İran'ın gizli nükleer tesislerinden biri olduğu iddia edilen Pickaxe Dağı'nı (Kuh-e Kolang) vurabileceğini söyledi ve İran'a "Şirinlik yapmayın" (Don't get cute) diyerek gözdağı verdi. Bu açıklama, Washington ile Tahran arasındaki gerilimin askeri bir çatışmaya dönüşebileceği endişelerini artırdı.
Pickaxe Dağı Nedir? İran'ın Gizli Nükleer Tesisi İddiası
Pickaxe Dağı (Farsça: Kuh-e Kolang), İran'ın orta kesimindeki İsfahan eyaletinde, Natanz nükleer tesisinin yakınlarında yer alan dağlık bir bölge. Uydu görüntüleri ve istihbarat raporları, İran'ın bu bölgede derin bir yeraltı nükleer tesis inşa ettiğine dair kanıtlar sundu. Özellikle 2020'lerin başından itibaren Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) ve Batılı istihbarat servisleri, burada izinsiz nükleer faaliyetler yürütüldüğünü iddia etti. İran ise tesisin barışçıl amaçlı olduğunu savunuyor. Pickaxe Dağı, İran'ın nükleer programını korumak için tasarlanmış, hava saldırılarına karşı dirençli bir yapı olarak görülüyor. ABD ve İsrail, İran'ın nükleer silah edinmesini engellemek için bu tür tesisleri hedef alabileceğini defalarca dile getirdi.
Trump'ın açıklaması, İran'ın nükleer anlaşmadan (JCPOA) çekilmesi ve uranyum zenginleştirme faaliyetlerini hızlandırmasının ardından geldi. İran, son aylarda zenginleştirilmiş uranyum stokunu artırdı ve IAEA ile işbirliğini kısıtladı. Bu durum, bölgede yeni bir krizin fitilini ateşleyebilir.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Trump'ın uyarısı, yalnızca İran ile ABD arasındaki ikili bir mesele değil; aynı zamanda İsrail, Suudi Arabistan ve Körfez ülkeleri gibi bölgesel aktörleri de doğrudan ilgilendiriyor. İsrail, İran'ın nükleer tesislerine yönelik olası bir saldırı için uzun süredir hazırlık yapıyor ve ABD'nin desteğini arkasına almak istiyor. Suudi Arabistan ve BAE ise İran'ın nükleer kapasitesinden endişe duyuyor ve ABD'nin sert tutumunu destekliyor. Öte yandan, Rusya ve Çin, ABD'nin tek taraflı askeri müdahalesine karşı çıkarak diplomatik çözüm çağrısı yapıyor. Avrupa Birliği ise İran'ın nükleer anlaşmaya dönmesi için arabuluculuk çabalarını sürdürüyor ancak Trump'ın son açıklamaları bu çabaları zora sokabilir.
Askeri uzmanlar, Pickaxe Dağı'nın derinlik ve korunma yapısı nedeniyle yalnızca hava saldırılarıyla tamamen yok edilmesinin zor olduğunu belirtiyor. Böyle bir saldırı, İran'ın misilleme olarak bölgedeki ABD üslerine, İsrail'e veya Hürmüz Boğazı'ndaki petrol tankerlerine saldırmasına yol açabilir. Bu da küresel petrol fiyatlarını fırlatabilir ve Orta Doğu'da geniş çaplı bir savaşı tetikleyebilir. Nitekim Trump'ın açıklamasının ardından petrol fiyatlarında kısa süreli bir artış yaşandı.
Diplomatik kanallar henüz tamamen kapanmış değil. İran Dışişleri Bakanlığı, Trump'ın sözlerini "provokasyon" olarak nitelendirdi ve karşılık vereceklerini açıkladı. Ancak İran'ın ekonomik sıkıntılar ve iç baskılar nedeniyle topyekûn bir savaşa ne kadar hazır olduğu tartışmalı. ABD ise seçim öncesi dönemde Trump'ın sert söylemini iç politikaya yönelik bir hamle olarak kullanabileceği yorumları yapılıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-İran geriliminin tırmanması, Türkiye'yi yakından ilgilendiriyor. Türkiye, İran ile uzun bir sınırı paylaşıyor ve enerji ithalatında İran'a bağımlı. Olası bir askeri çatışma, Türkiye'nin doğu sınırında istikrarsızlık yaratabilir, mülteci akınını tetikleyebilir ve enerji arz güvenliğini tehdit edebilir. Ayrıca Türkiye, bölgesel bir savaşta NATO müttefiki ABD ile İran arasında denge politikası izlemek zorunda kalabilir. Türkiye'nin çağrısı, diplomasi ve diyalog yoluyla çözüm olmalı; aksi halde Orta Doğu'da yeni bir kaos dalgası kaçınılmaz görünüyor.