Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Rusya’nın ikinci büyük kenti St. Petersburg’a yönelik başarılı bir SİHA saldırısının ardından, İngiltere Başbakanı Keir Starmer ile Downing Street’te bir araya gelecek. Görüşmede, Ukrayna’ya askeri ve mali desteğin artırılması konuları ele alınacak. Starmer’ın ev sahipliğinde gerçekleşecek toplantıya Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Almanya’nın muhafazakar lider adayı Friedrich Merz’in de katılması bekleniyor. Bu gelişme, Kiev’in savaşı Rusya topraklarına taşıma stratejisinin Avrupalı müttefikler nezdinde yankı bulduğunu gösteriyor.
St. Petersburg Saldırısı ve Savaşın Yeni Boyutu
Ukrayna güçleri, bu hafta başında St. Petersburg yakınlarındaki bir askeri lojistik tesisine insansız hava aracı ile saldırı düzenledi. Saldırıda, Rusya’nın Ukrayna’da kullandığı mühimmatların depolandığı bir tesisin hedef alındığı bildiriliyor. Rusya Savunma Bakanlığı, saldırıyı “terör eylemi” olarak nitelendirirken, Ukrayna resmi olarak üstlenmese de yetkililer “Rusya’nın savaş makinesini hedef almaya devam edeceklerini” belirtti. Bu saldırı, savaşın başlangıcından bu yana Ukrayna’nın Rusya’nın en büyük ikinci kentine düzenlediği en kapsamlı operasyon olarak kayıtlara geçti. Uzmanlar, Kiev’in bu hamleyle hem Rusya’nın lojistik hatlarını bozmayı hem de savaşı Rus halkının günlük hayatına taşımayı amaçladığını söylüyor.
Zelenskiy’nin Londra ziyareti, bu saldırının hemen ardından geldi. Ukrayna lideri, Batı’dan daha fazla uzun menzilli silah ve hava savunma sistemi talep ediyor. Starmer, Macron ve Merz ile yapılacak görüşmelerde, Ukrayna’ya F-16 savaş uçaklarının teslimatı, mühimmat sevkiyatı ve savaş sonrası yeniden yapılanma fonlarının hızlandırılması gibi konuların masada olması bekleniyor. Özellikle Almanya’nın Ukrayna’ya Taurus seyir füzelerini verme konusundaki isteksizliği, Merz’in olası başbakanlığında değişebilir. Merz, geçmişte Ukrayna’ya daha fazla silah yardımı yapılması gerektiğini savunmuştu.
Avrupa’da Savaş Yorgunluğu ve Liderlik Krizi
Bu zirve, Avrupa’da savaşın üçüncü yılına girerken giderek artan “savaş yorgunluğu” ve ABD’nin Ukrayna’ya yardımının Kongre’de bloke olması gibi nedenlerle kritik bir dönüm noktasında gerçekleşiyor. Starmer, İngiltere’de seçimi kazanmasının ardından Ukrayna’ya verdiği desteğin süreceğini vurgulamıştı. Macron ise Fransa’da aşırı sağın yükselişi ve erken seçim baskısı altında. Merz ise Almanya’da Şansölye Olaf Scholz’un koalisyon hükümetine karşı zorlu bir seçim kampanyası yürütüyor. Bu üç liderin Ukrayna konusunda birlik mesajı vermesi, Avrupa’nın Rusya karşısında kararlı duruşunu korumak açısından önem taşıyor. Toplantı sonrası ortak bir bildiri yayımlanması ve yeni yaptırım paketlerinin duyurulması bekleniyor.
Öte yandan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Batı’nın Ukrayna’ya silah sevkiyatının “çatışmayı uzatmaktan başka işe yaramadığını” söyleyerek tehditlerini sürdürüyor. Kremlin, St. Petersburg saldırısını “kırmızı çizginin aşılması” olarak değerlendirirken, olası bir misillemenin sinyallerini veriyor. Ukrayna ise Kırım ve Donbas’taki cephe hatlarında zorlu bir kışa hazırlanıyor. Zelenskiy’nin Batı’dan aldığı destek, savaşın seyrini değiştirecek en önemli faktör olarak görülüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Rusya-Ukrayna savaşında arabulucu rolünü sürdürürken, Batı’nın Ukrayna’ya desteğinin artması Ankara’nın diplomasi dengelerini etkileyebilir. St. Petersburg’a yapılan SİHA saldırısı, savaşın Rusya içinde yarattığı güvenlik açığını gösteriyor. Türkiye, Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ni uygulayarak Karadeniz’de savaşın yayılmasını engellemeye çalışıyor. Ancak NATO müttefiki olarak Ukrayna’ya insani ve sınırlı askeri destek veren Türkiye, artan Batı yardımı karşısında Rusya ile ilişkilerini dengelemek zorunda kalabilir. Özellikle enerji ve turizm alanındaki ekonomik bağlar, Ankara’nın Moskova ile diyaloğu sürdürmesini gerektiriyor. Bu gelişme, Türkiye’nin Karadeniz güvenliği ve tahıl koridoru anlaşması gibi konulardaki çabalarını yeniden şekillendirebilir.