ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik askeri saldırıların kendisi 'yeterli' diyene kadar süreceğini açıkladı. Beyaz Saray'da gazetecilere konuşan Trump, İran'ın nükleer programı ve bölgesel faaliyetlerine karşı başlatılan operasyonların hedefine ulaşana kadar devam edeceğini belirtti. 'İran rejimi terörü finanse etmeyi bırakana ve nükleer silah peşinde koşmaktan vazgeçene kadar durmayacağız' ifadelerini kullanan Trump, operasyonların kapsamı hakkında ayrıntı vermedi.
Gelişmenin arka planı
ABD yönetimi son haftalarda İran'ın Yemen'deki Husilere askeri destek sağladığı ve Irak'ta Amerikan güçlerine yönelik saldırıları koordine ettiği gerekçesiyle Tahran'a karşı baskıyı artırmıştı. Orta Doğu'da artan gerginlik, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini hızlandırdığı yönündeki IAEA raporlarıyla birleşince Washington yeni bir askeri strateji benimsedi. Trump'ın bu açıklaması, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı'nın (CENTCOM) İran destekli milislere yönelik hava saldırılarını yoğunlaştırdığı bir döneme denk geldi.
Uzmanlara göre Trump yönetimi, İran'ı müzakere masasına çekmek için 'maksimum baskı' politikasını askeri boyuta taşıyor. Ancak Tahran yönetimi henüz geri adım sinyali vermedi. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasser Kanaani, Trump'ın açıklamalarına yanıt olarak 'ABD'nin saldırgan tutumu bölgeyi uçuruma sürükleyecek' dedi.
Bölgesel ve küresel boyut
Trump'ın 'yeter diyene kadar' ifadesi, operasyonların uzun soluklu olabileceğine işaret ediyor. Bu durum Basra Körfezi'ndeki petrol ticaretini, İran'ın komşuları Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri ile ilişkilerini ve Çin'in bölgedeki enerji yatırımlarını etkileyebilir. Petrol fiyatları bu haberin ardından yüzde 2 oranında yükseldi. Uluslararası para piyasaları, İran'dan gelebilecek olası bir misillemenin Hürmüz Boğazı'nı tehdit edebileceği ihtimalini fiyatlamaya başladı.
Avrupa Birliği, tansiyonun düşürülmesi çağrısı yaparken, Rusya ve Çin ise ABD'yi tek taraflı eylemlerle uluslararası hukuku ihlal etmekle suçladı. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde konunun görüşülmesi bekleniyor. Orta Doğu'da İran'a yakınlığıyla bilinen Suriye ve Lübnan Hizbullahı da olası bir geniş çaplı çatışmada Tahran'ın yanında yer alabileceğini sinyalledi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran'la kara sınırı olan ve enerji ihtiyacının önemli bir kısmını İran ve Irak üzerinden karşılayan bir ülke olarak bu gelişmeden doğrudan etkileniyor. ABD-İran arasında artan gerilim, Türkiye'nin güney sınırlarındaki güvenlik riskini artırmakta, Suriye ve Irak'taki İran destekli grupların faaliyetlerini tetikleyebilir. Ayrıca, İran'a yönelik yaptırımların derinleşmesi Türkiye'nin doğalgaz ve petrol ithalatını olumsuz etkileyerek enerji maliyetlerini yükseltebilir. Türkiye'nin nabzını tutan diplomatik girişimleri, hem Ankara'nın bölgedeki istikrar arayışı hem de NATO ile Rusya arasındaki denge politikası açısından kritik önem taşıyor.