İran resmi makamları, Amerikan güçlerinin ülkenin güney ve doğu bölgelerinde yeni hava saldırıları düzenlediğini açıkladı. Tahran yönetimi, saldırılarda sivil yerleşimlerin de hedef alındığını iddia ederken, Washington yönetimi ise İran'ın nükleer programına yönelik "hassas ve sınırlı" operasyonlar gerçekleştirdiklerini savunuyor. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, saldırıların İran'ın son dönemde artan askeri faaliyetlerine bir yanıt olduğu belirtildi.
Trump'tan genişletilmiş saldırı tehdidi
Başkan Donald Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, önümüzdeki haftadan itibaren saldırıların kapsamının genişletileceğini ve İran'ın enerji altyapısı ile ulaşım ağlarının hedef alınacağını duyurdu. "Elektrik santralleri ve köprüler, rejimin savaş makinesinin temel bileşenleridir" ifadelerini kullanan Trump, İran'ın müzakere masasına dönmesi için "maksimum baskı" politikasının süreceğini vurguladı. Pentagon yetkilileri ise yeni hedeflerin belirlenmesinde sivil kayıpları en aza indirme prensibinin gözetileceğini, ancak askeri operasyonların etkinliğinin öncelikli olduğunu kaydetti.
Washington yönetimi ayrıca, Basra Körfezi'nde yeniden uygulamaya koyduğu deniz ablukasıyla İran'ın petrol ihracatını tamamen durdurmayı hedefliyor. ABD Donanması'na bağlı savaş gemileri, İran bandıralı tankerlerin uluslararası sularda seyrine izin vermezken, bölgede devriye gezen İran Devrim Muhafızları botları ile ABD gemileri arasında sık sık yakın temas yaşanıyor. Uzmanlar, bu durumun bölgede sıcak bir çatışmaya dönüşme riskini artırdığı konusunda uyarıyor.
Bölgesel ve küresel yansımalar
ABD-İran gerilimi, Orta Doğu'nun dört bir yanında yankı buluyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, ABD'nin İran'a yönelik operasyonlarına dolaylı destek verirken, Irak ve Suriye'deki İran yanlısı milis gruplar ABD hedeflerine misilleme saldırıları düzenleyeceklerini açıkladı. İran Dışişleri Bakanı, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ni acilen toplantıya çağırarak, ABD'nin "saldırgan eylemlerini" kınayan bir karar alınmasını talep etti. Rusya ve Çin ise tarafları itidal çağrısı yapmaya zorlayarak, diplomatik çözüm için arabuluculuk teklifinde bulundu.
Petrol fiyatları, ABD'nin İran'a yönelik ablukası ve saldırı tehditleriyle birlikte varil başına 100 dolar sınırını aştı. Küresel piyasalarda belirsizlik hakimken, ekonomistler İran'ın petrol ihracatının durması halinde dünya enerji arzında ciddi bir daralma yaşanabileceği uyarısında bulunuyor. Özellikle Asya ekonomileri, İran petrolüne bağımlılıkları nedeniyle bu gelişmelerden en fazla etkilenecek bölgeler arasında sayılıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, hem İran hem de ABD ile ilişkilerini dengelemek zorunda olan bir ülke olarak bu gelişmelerden doğrudan etkileniyor. İran'a yönelik genişleyen ABD saldırıları, Türkiye'nin enerji güvenliğini tehdit edebilir; zira Türkiye, doğal gaz ve petrol ihtiyacının önemli bir kısmını İran'dan karşılıyor. Ayrıca, Basra Körfezi'ndeki deniz ablukası, Türk şirketlerinin İran ile ticaretini neredeyse imkânsız hale getirirken, bölgedeki istikrarsızlık Türkiye'nin Suriye ve Irak'taki askeri varlığını da riske atıyor. Ankara'nın, hem ABD ile ittifakını koruyup hem de enerji tedarikini sürdürebilecek bir diplomatik yol bulması kritik önem taşıyor.