Eski ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik askeri müdahale sinyali veren açıklamaları, küresel petrol piyasalarında domino etkisi yarattı. Brent petrolün varil fiyatı iki haftanın en yüksek seviyesine çıkarken, havayolu şirketlerinin hisseleri yüzde 3'e varan oranlarda değer kaybetti. Trump'ın seçim kampanyasında yaptığı ve İran'ın nükleer programına yönelik 'daha önce hiç görülmemiş bir baskı' vaadiyle başlayan bu süreç, yatırımcıların Orta Doğu'da olası bir çatışmaya karşı pozisyon almasına neden oldu.
Gelişmenin arka planı
ABD eski Başkanı Donald Trump, geçtiğimiz hafta sonu yaptığı bir konuşmada İran'la yürütülen nükleer müzakerelerin başarısız olması durumunda 'daha sert yöntemler' kullanılabileceğini ima etti. Bu açıklamalar, 2018 yılında ABD'yi nükleer anlaşmadan çeken ve İran'a yönelik yaptırımları yeniden uygulamaya koyan Trump'ın, yeniden başkan seçilmesi halinde benzer bir politika izleyeceği yönünde yorumlandı. Trump'ın açıklamalarından saatler sonra Brent petrolün varil fiyatı 86 dolar seviyesine yükseldi. Bu, özellikle Asya ve Avrupa piyasalarında panik satışlarını tetikledi.
Havayolu şirketleri, artan yakıt maliyetlerinin doğrudan etkisiyle sert düşüş yaşadı. United Airlines hisseleri yüzde 3, Delta Air Lines yüzde 2,5 ve American Airlines yüzde 2 oranında değer kaybetti. Enerji şirketleri ise petrol fiyatlarındaki yükselişten olumlu etkilendi. Exxon Mobil ve Chevron hisseleri yüzde 1,5'in üzerinde prim yaptı. Analistler, Trump'ın söylemlerinin piyasalarda 'jeopolitik risk primi' olarak adlandırılan bir artışa yol açtığını belirtiyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Trump'ın açıklamaları, Amerika'nın İran'a yönelik uzun süreli bir çatışma stratejisine yeniden dönme ihtimalini gündeme getirdi. 2019-2020 yıllarında Basra Körfezi'nde yaşanan tanker krizleri ve İranlı general Kasım Süleymani'nin öldürülmesiyle tırmanan gerginlik, piyasalarda hala taze hafızalarda. Analistler, olası bir askeri çatışmanın petrol fiyatlarını 100 doların üzerine çıkarabileceğini, bunun da küresel resesyon riskini artıracağını ifade ediyor.
Ancak uzmanlar, Trump'ın söylemlerinin bir seçim kampanyası söylemi olduğu, gerçek bir askeri müdahale planını yansıtmadığı uyarısında da bulunuyor. Yine de piyasalar, belirsizlik ortamında riskten kaçış eğilimini sürdürüyor. Bu durum, İran'ın nükleer programına yönelik uluslararası müzakereleri de olumsuz etkileyebilir. Başta Avrupa Birliği olmak üzere, Trump'ın açıklamalarına karşı temkinli bir duruş sergileyen ülkeler, diyalog çağrısını yineliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin enerji maliyetleri ve dış politika dengeleri açısından kritik önem taşıyor. Brent petroldeki her 10 dolarlık artış, Türkiye'nin yıllık enerji ithalat faturasına yaklaşık 5 milyar dolar ek yük getiriyor. Ayrıca, ABD-İran gerginliğinin tırmanması, başta Suriye ve Irak olmak üzere bölgesel krizleri derinleştirebilir. Türkiye, bir yandan enerji maliyetlerine karşı koruyucu politikalar geliştirirken, diğer yandan Tahran yönetimiyle diplomatik kanalları açık tutmaya çalışacaktır.