İngiltere İçişleri Bakanı Yvette Cooper, Pazartesi günü yapacağı açıklamayla, Rochdale'de genç kızlara yönelik cinsel istismar çetesinin lideri olarak bilinen bir kişinin sınır dışı edilebilmesi için 1971 tarihli Göç Yasası'nda (Immigration Act) değişiklik yapılacağını duyuracak. Hükümetin bu hamlesi, skandalın ardından kamuoyunda oluşan ‘yabancı suçluların ülkeden gönderilmesi’ talebine yanıt niteliği taşıyor. Değişiklik, özellikle cinsel suçlardan hüküm giymiş yabancı uyruklu kişilerin sınır dışı edilmesini kolaylaştırmayı hedefliyor.
Gelişmenin arka planı
Rochdale çetesi, 2008-2010 yılları arasında İngiltere'nin Manchester kenti yakınlarındaki Rochdale bölgesinde 12-16 yaş arası kız çocuklarına yönelik cinsel istismar, insan ticareti ve fuhuş suçlarından 2012 yılında yargılanmıştı. Çetenin lideri olan Shabir Ahmed, 22 yıl hapis cezasına çarptırılmış ancak İngiltere vatandaşı olmadığı için cezasını tamamladıktan sonra sınır dışı edilmesi gündeme gelmişti. Ancak mevcut yasalar, uzun süreli ceza alan yabancı uyruklu suçluların sınır dışı edilmesini zorlaştırıyordu. Özellikle 1971 tarihli Göç Yasası'nın belirli maddeleri, ceza süresi 4 yılı aşan suçluların sınır dışı edilmesini engelliyordu. Hükümet, bu yasağı kaldırmak için yasal düzenlemeye gidiyor.
İçişleri Bakanı Cooper'ın Pazartesi günü Avam Kamarası'na sunacağı değişiklik taslağı, cinsel suçlar, terör ve organize suç gibi ciddi suçlardan hüküm giymiş yabancı uyruklu kişilerin ceza süresine bakılmaksızın sınır dışı edilmesini mümkün kılacak. Bu düzenleme, yalnızca Shabir Ahmed'i değil, benzer durumdaki diğer 200 civarında mahkûmu da kapsayacak. Şu ana kadar İngiltere'de yabancı uyruklu mahkûmların sınır dışı edilmesi, suçun ağırlığı ve mağdurların güvenliği gibi kriterlere bağlıydı; yeni düzenleme bu süreci otomatikleştiriyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu karar, İngiltere'de göçmen karşıtlığını körükleyen aşırı sağ partilerin yükselişine karşı hükümetin ‘göçmen suçlulara sıfır tolerans’ politikasını pekiştiriyor. Özellikle 2014-2016 yılları arasında patlak veren Rochdale, Rotherham ve diğer kentlerdeki çete skandalları, Pakistan kökenli göçmenlerin yoğun olduğu bölgelerde yaşanan cinsel istismar vakalarının medyada geniş yer bulmasına neden olmuştu. Karar, İngiltere'nin sınır dışı politikalarını Avrupa genelinde sertleştiren diğer ülkelere (örneğin Almanya, Fransa) benzer bir adım olarak değerlendiriliyor. Öte yandan, insan hakları örgütleri, yasa değişikliğinin geriye dönük uygulanmasının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırı olabileceği uyarısında bulunuyor. Hükümet, bu eleştirilere ‘ulusal güvenlik ve mağdur haklarının önceliği’ yanıtını veriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'deki bu yasa değişikliği, Türkiye'nin de benzer şekilde sınır dışı politikalarını gündemine almasına yol açabilir. Türkiye'de hâlihazırda terör ve organize suçlardan hüküm giymiş yabancı uyruklu mahkûmların sınır dışı edilmesi, mevzuatta belirsizlikler içeriyor. İngiltere'nin 'cinsel suçlara sıfır tolerans' yaklaşımı, Türkiye'nin özellikle sığınmacılarla ilgili suç oranlarının tartışıldığı bir dönemde referans alınabilir. Ancak, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uyum ve geri gönderme yasağı ilkesi, Türkiye'nin bu tür bir değişikliği hayata geçirirken dikkatle ele alması gereken konular arasında. Bu gelişme, aynı zamanda Türkiye-AB ilişkilerinde sığınmacıların geri kabulü konusunda yeni tartışmalara zemin hazırlayabilir.