Özbekistan, son yıllarda dijital devlet inşası alanında kaydettiği ivmeyle dikkat çekiyor. Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev liderliğinde başlatılan reform süreci, kamu hizmetlerinin dijitalleştirilmesinden e-ticaret ve fintech sektörlerine kadar geniş bir yelpazede önemli adımlar içeriyor. Ancak bu hızlı dönüşüm, birçok hızla dijitalleşen ülkede olduğu gibi Özbekistan'da da gerekli yasal düzenlemelerin gerisinde ilerliyor. Uzmanlar, siber güvenlik, veri koruma ve dijital haklar gibi alanlarda oluşan boşlukların uzun vadede ciddi riskler doğurabileceği uyarısında bulunuyor.
Dijital Dönüşümün Arkasındaki Vizyon
Özbek hükümeti, 2017 yılından itibaren uygulamaya koyduğu "Dijital Özbekistan 2030" stratejisi kapsamında kamu hizmetlerinin %80'inden fazlasını dijital platformlara taşımayı hedefliyor. Bugün itibarıyla vatandaşlar, pasaport yenilemeden vergi ödemeye, işletme kaydından sosyal yardım başvurusuna kadar birçok işlemi çevrimiçi olarak gerçekleştirebiliyor. Özellikle "MyGov" adlı mobil uygulama, ülke genelinde yaygın kullanım buldu. Bunun yanı sıra, bankacılık ve ödeme sistemlerinde blokzincir teknolojisi kullanımı teşvik ediliyor; fintech start-up'larına vergi muafiyetleri sağlanıyor.
Ancak bu hızlı dönüşüm, beraberinde yasal altyapı sorunlarını da getiriyor. Özbekistan'da henüz kapsamlı bir siber güvenlik yasası bulunmuyor. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin mevzuat ise uluslararası standartların oldukça gerisinde. Örneğin, Avrupa Birliği'nin Genel Veri Koruma Tüzüğü (GDPR) ile karşılaştırıldığında, Özbekistan'daki düzenlemeler yetersiz kalıyor. Bu durum, hem vatandaşların veri güvenliğini risk altına atıyor hem de uluslararası yatırımcılar için güven sorunu yaratıyor.
Özbekistan, aynı zamanda dijital ekonominin hızlı büyümesiyle de dikkat çekiyor. 2022-2024 yılları arasında e-ticaret hacmi üç katına çıktı. Ancak bu büyümeye rağmen, online tüketici haklarını düzenleyen yasalar henüz tam anlamıyla oluşturulabilmiş değil. Siber suçlar, özellikle online dolandırıcılık ve kimlik hırsızlığı, artan bir şekilde rapor ediliyor. Yetkililer, bu alandaki boşlukları kapatmak için yeni yasa taslakları üzerinde çalıştıklarını belirtiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Özbekistan'ın dijital dönüşümü, yalnızca iç dinamiklerle sınırlı kalmıyor. Ülke, Orta Asya'da dijital merkez olma hedefiyle bölgesel iş birliklerine de önem veriyor. Örneğin, Kazakistan ve Kırgızistan ile ortak dijital platformlar ve sınır ötesi e-ticaret projeleri yürütülüyor. Ayrıca, Özbekistan'ın dijital hizmetlerini diğer Türk cumhuriyetlerine ihraç etme potansiyeli bulunuyor. Bu, Türk Devletleri Teşkilatı kapsamında dijital entegrasyonu da hızlandırabilir.
Küresel boyutta ise Özbekistan, Çin ve Güney Kore ile dijital teknoloji transferi ve siber güvenlik iş birliği alanında anlaşmalar imzaladı. Özellikle Çin'in Kuşak ve Yol Girişimi kapsamında Özbekistan, dijital alt yapı yatırımları için önemli bir destinasyon haline geliyor. Ancak bu durum, veri egemenliği ve dışa bağımlılık gibi yeni tartışmaları da beraberinde getiriyor. Batılı gözlemciler, Özbekistan'ın yasal boşlukları doldurmazsa, siber casusluk veya veri sızdırma gibi risklere maruz kalabileceği uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Özbekistan'ın dijital dönüşümü, Türkiye için hem fırsat hem de dikkat edilmesi gereken bir alan. Türkiye, dijital kamu hizmetleri ve siber güvenlik alanında önemli deneyime sahip; bu bilgi birikimini Özbekistan'a aktararak bölgesel bir liderlik rolü üstlenebilir. Ayrıca, Türk Özel Sektörü'nün Özbekistan'daki fintech ve e-ticaret yatırımlarının önü açılabilir. Ancak Özbekistan'daki yasal belirsizlik, Türk yatırımcılar için risk oluşturabilir. Bu nedenle Türkiye, ikili anlaşmalarla veri güvenliği ve siber suçlarla mücadelede iş birliği yaparak hem kendi çıkarlarını koruyabilir hem de bölgesel istikrara katkı sağlayabilir.