ABD Başkanı Donald Trump, Çarşamba günü yaptığı açıklamada, Kasım ayında yapılacak ara seçimlerde Cumhuriyetçilerin Kongre'nin kontrolünü elinde tutması halinde her yetişkin Amerikalıya 5.000 dolar vereceğini söyledi. Düşük onay oranlarıyla mücadele eden Trump, destekçilerinden seçimlerde kendisi yarışıyormuş gibi davranmalarını istedi.
Seçim Vaadi ve Siyasi Arka Plan
Trump'ın bu açıklaması, 6 Kasım'da yapılacak ara seçimler öncesinde seçmenleri mobilize etme çabası olarak görülüyor. Başkan, konuşmasında "Cumhuriyetçiler Kongre'yi kazanırsa, her Amerikalı yetişkine 5.000 dolar vereceğim" ifadelerini kullandı. Ancak bu vaadin nasıl finanse edileceğine dair somut bir plan sunmadı. Uzmanlar, böyle bir ödemenin federal bütçe üzerinde büyük bir yük oluşturacağını ve Kongre onayı gerektireceğini belirtiyor.
Trump'ın bu çıkışı, son dönemdeki anketlerde Demokratların önde olması ve başkanın popülaritesinin düşük seyretmesiyle ilişkilendiriliyor. Gallup anketlerine göre Trump'ın onay oranı %40'ın altında. Bu nedenle Başkan, ekonomik teşvik vaadiyle seçmen tabanını genişletmeyi hedefliyor. Ara seçimlerde Temsilciler Meclisi'nin tamamı ve Senato'nun üçte biri yenilenecek. Cumhuriyetçiler şu anda her iki kanatta da çoğunluğa sahip.
Demokratlar ise Trump'ın vaadini "gerçekçi olmayan bir seçim rüşveti" olarak nitelendirdi. Parti sözcüleri, Başkan'ın ekonomiyi canlandırmak yerine kısa vadeli popülist söylemlerle gündem değiştirmeye çalıştığını savundu. Ekonomistler, 5.000 dolarlık doğrudan ödemenin enflasyonu tetikleyebileceği ve para politikasını zorlaştırabileceği uyarısında bulunuyor.
Küresel ve Bölgesel Yansımalar
Trump'ın seçim vaadi, sadece ABD iç siyasetini değil, küresel ekonomiyi de yakından ilgilendiriyor. ABD'nin genişletici maliye politikası, doların değerini ve uluslararası ticaret dengelerini etkileyebilir. Ayrıca, ara seçim sonuçları ABD'nin dış politika yönelimini belirleyecek. Cumhuriyetçilerin Kongre'de kalması, Trump'ın ticaret savaşları, İran yaptırımları ve NATO politikalarında daha rahat hareket etmesini sağlayabilir. Demokratların çoğunluğu kazanması halinde ise Başkan'ın politikaları Kongre'de tıkanabilir.
Avrupa başkentleri, özellikle ticaret tarifeleri ve iklim anlaşması konularında endişeli. Trump yönetiminin daha önce çelik ve alüminyum ithalatına getirdiği ek vergiler, transatlantik ilişkileri germişti. Ara seçimler sonrası Kongre'nin yapısı, bu tür kararların geleceğini etkileyecek. Orta Doğu'da ise İsrail-Filistin barış süreci ve İran nükleer anlaşması gibi konularda ABD'nin pozisyonu Kongre'deki dengelere bağlı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki ara seçim sonuçları, Türkiye'yi doğrudan etkileyebilecek gelişmeler arasında. Cumhuriyetçilerin Kongre'de çoğunluğu koruması, Trump'ın Türkiye'ye yönelik politikalarında süreklilik anlamına gelebilir. Özellikle F-35 savaş uçağı projesi, Halkbank davası ve Suriye'nin kuzeyindeki PYD/YPG unsurlarına verilen destek gibi konularda Kongre'nin tutumu belirleyici olacak. Demokratların Temsilciler Meclisi'ni kazanması halinde ise Türkiye karşıtı yasama girişimlerinin önü açılabilir. Ayrıca, Trump'ın olası 5.000 dolarlık teşvik paketi, doların küresel değerini etkileyerek Türkiye'nin ihracat ve enerji maliyetlerini dolaylı yoldan etkileyebilir.