PARİS — ABD yönetiminin Avrupa'da Trump yönetiminin önceliklerini destekleyen kuruluşlara yönelik başlattığı hibe programı, gelecek yıl yapılacak Fransa cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde yabancı müdahale iddialarına ilişkin hassasiyet nedeniyle Fransız grupları kapsam dışı bırakıyor. İki kaynağın aktardığına göre, program kapsamında Fransa'dan başvuru kabul edilmeyecek.
Hibe programının kapsamı ve Fransa'nın dışlanma gerekçesi
Edinilen bilgilere göre, söz konusu hibe programı ABD'nin Avrupa'daki siyasi vakıflara, sivil toplum kuruluşlarına ve düşünce kuruluşlarına mali destek sağlamayı amaçlıyor. Program, Trump yönetiminin "Amerika'yı Yeniden Büyük Yap" (MAGA) olarak bilinen siyasi çizgisiyle uyumlu projeleri finanse etmeyi hedefliyor. Ancak Fransız yetkililerin, ülkedeki seçim döneminde yabancı kaynaklı finansmanın siyasi müdahale olarak algılanmasından çekinmesi nedeniyle, ABD tarafının Fransa'yı program dışında tutma kararı aldığı belirtiliyor.
Fransa'da cumhurbaşkanlığı seçimleri Nisan 2027'de yapılacak. Ancak seçim kampanyasının şimdiden şekillenmeye başladığı ve yabancı müdahale tartışmalarının Fransız kamuoyunda hassas bir konu olduğu biliniyor. 2017 ve 2022 seçimlerinde de benzer şekilde Rusya ve diğer ülkelerden müdahale iddiaları gündeme gelmişti. Bu nedenle Fransız makamlarının, ABD kaynaklı bir hibeyi kabul etmenin siyasi risk taşıyacağını değerlendirdiği ifade ediliyor.
Kaynaklar, programın diğer Avrupa ülkelerindeki grupları kapsamaya devam edeceğini, ancak Fransa'nın bu ülkeler arasında yer almayacağını belirtiyor. Hibe programının toplam bütçesi ve hangi ülkelerdeki hangi kuruluşlara destek verileceği henüz netlik kazanmadı. ABD yönetiminden konuya ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı.
Avrupa'da yabancı finansman tartışmaları ve seçim güvenliği
Avrupa ülkeleri son yıllarda yabancı aktörlerin seçimlere müdahale girişimlerine karşı daha dikkatli bir tutum izliyor. Avrupa Birliği, 2024 yılında yabancı finansmanın siyasi partilere ve kampanyalara akışını sınırlandırmak amacıyla yeni düzenlemeler üzerinde çalışmıştı. Fransa da kendi mevzuatında yabancı bağışları sıkı kurallara bağlamış durumda. Bu arka plana rağmen, ABD merkezli bir hibenin Fransız siyasetine dolaylı yoldan etki edebileceği endişesi, kararın arkasındaki temel motivasyon olarak öne çıkıyor.
Öte yandan, MAGA çizgisiyle uyumlu grupların Avrupa'da son yıllarda artan görünürlüğü dikkat çekiyor. Özellikle göç karşıtı ve milliyetçi söylemleriyle öne çıkan bazı oluşumlar, ABD'deki muhafazakâr vakıflardan fon aldıkları yönünde zaman zaman eleştirilere maruz kalıyor. Bu tür finansmanların Avrupa'daki siyasi dengeleri etkileyebileceği yönünde akademik çalışmalar da bulunuyor.
Fransa'nın dışlanması, programın diğer AB ülkelerindeki muhtemel etkilerini de gündeme getiriyor. Özellikle Almanya, İtalya ve İspanya gibi ülkelerde benzer hassasiyetlerin oluşup oluşmayacağı merak konusu. Bazı uzmanlar, ABD'nin bu hamlesini Avrupa'daki siyasi süreçlere doğrudan müdahale olarak yorumlarken, bazıları ise bunun yalnızca bir sivil toplum destek programı olduğunu savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, son yıllarda hem ABD hem de Avrupa ülkeleriyle ilişkilerinde yabancı finansman ve siyasi müdahale konularını sıkça tartışıyor. ABD'nin Avrupa'daki MAGA yanlısı gruplara hibe sağlaması, Türkiye'nin Batı ile ilişkilerinde hassas bir başlık olan "dış kaynaklı siyasi etki" meselesini yeniden gündeme getirebilir. Fransa'nın seçim güvenliği gerekçesiyle program dışı bırakılması, Türkiye'nin de benzer kaygılarla hareket ettiği bir alanda Batı'nın çifte standart uyguladığı eleştirilerini güçlendirebilir. Ayrıca, ABD'nin Avrupa'da yürüttüğü bu tür programlar, Türkiye'nin kendi bölgesel etki alanında karşılaştığı benzer girişimlere karşı tutumunu da etkileyebilir. Jeopolitik açıdan, ABD'nin Avrupa içi siyasete yönelik finansman hamleleri, NATO içi dayanışma ve transatlantik ilişkilerde yeni gerilim hatları oluşturabilir. Türkiye, bu tür gelişmeleri yakından izleyerek kendi diplomatik pozisyonunu buna göre ayarlama ihtiyacı duyacaktır.