Suriye, Venezuela'da meydana gelen yıkıcı depremin ardından ilk kez yurtdışı insani yardım misyonu kapsamında 15 kişilik arama kurtarma ekibini Karakas'a gönderdi. Katar destekli operasyon, savaşın yıktığı Suriye'nin uluslararası alanda benzeri görülmemiş bir dayanışma adımı olarak kayıtlara geçti. Ekip, arama kurtarma araçları ve tıbbi malzemelerle birlikte yola çıktı.
Suriye'nin ilk yurtdışı yardım misyonu
Suriye hükümeti, Venezuela'nın kuzeybatısındaki Lara eyaletinde 3 gün önce meydana gelen 7.2 büyüklüğündeki depremin ardından, Cumhurbaşkanı Beşar Esad'ın talimatıyla oluşturulan ekibi Caracas'a sevk etti. Ekipte Suriyeli sivil savunma ve sağlık personeli yer alıyor. Operasyon, Katar hükümetinin lojistik ve mali desteğiyle gerçekleştiriliyor. Suriye Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, "Bu misyon, Suriye'nin uluslararası insani dayanışma taahhüdünü yansıtıyor. Venezuela kardeş halkının yanında olmaktan onur duyuyoruz" denildi.
Bölgesel ve küresel boyut
Suriye'nin bu adımı, 2011'den bu yana süren iç savaş nedeniyle uluslararası toplumdan tecrit edilen Şam yönetimi için yeni bir dönemin işareti olarak yorumlanıyor. Katar ile Suriye arasında son dönemde artan temaslar, Arap Birliği ülkelerinin Esad'a yönelik izolasyon politikasını yumuşatma eğilimiyle örtüşüyor. Venezuela ise Rusya ve Çin'in desteğiyle Batı yaptırımlarıyla mücadele ederken, bu yardım Caracas için stratejik bir kazanım olarak görülüyor. Uzmanlar, Suriye'nin böyle bir operasyonu finanse edebilmesinin dış desteğe bağlı olduğuna dikkat çekiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Suriye'nin bu hamlesi, Türkiye'nin Suriye politikası açısından doğrudan bir değişiklik yaratmasa da, Esad yönetiminin uluslararası alanda meşruiyet arayışının bir parçası olarak görülmelidir. Türkiye, sınır güvenliği ve mülteci krizi bağlamında Suriye'deki istikrara önem verirken, Şam'ın insani yardım misyonlarıyla 'normalleşme' girişimleri Türk dış politikasının pozisyonunu etkileyebilir. Öte yandan, Katar'ın Suriye ile işbirliği, Türkiye'nin Katar'la olan yakın ilişkileri göz önüne alındığında, dolaylı olarak Türkiye'yi de ilgilendiren bölgesel bir denklem oluşturuyor.