İran Devrim Muhafızları, ABD'nin devam eden saldırıları karşısında müzakerelerin tamamen duracağı tehdidinde bulundu. Tahran yönetimi, Pazar gecesi geç saatlerde Bahreyn ve Kuveyt'teki ABD askeri hedeflerine saldırı düzenlediklerini açıkladı. Bu saldırılar, ABD'nin İran'a ait 10 hedefe yönelik daha önceki saldırılarına misilleme olarak gerçekleştirildi. Gerginlik, özellikle Körfez bölgesinde tırmanırken, uluslararası toplum ateşkes çağrıları yapıyor. Son gelişmeler, bölgesel bir savaşın eşiğine gelindiğine işaret ediyor.
Devrim Muhafızları'ndan yapılan yazılı açıklamada, "ABD yönetimi saldırganlığına son vermezse, ABD ile savaşı sona erdirme amaçlı müzakereler tamamen duracaktır" ifadelerine yer verildi. İran, söz konusu saldırıların USS Abraham Lincoln uçak gemisi grubu ve Bahreyn'deki ABD Donanma üssü ile Kuveyt'teki El-Cabir Hava Üssü'nü hedef aldığını iddia etti. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) ise bu iddiayı henüz doğrulamadı ancak bölgedeki güvenlik önlemlerini artırdığını duyurdu.
Geçtiğimiz hafta boyunca İran ve ABD arasında karşılıklı suçlamalar hız kazanmıştı. ABD Savunma Bakanlığı, İran'ın Hürmüz Boğazı'nda ticari gemilere yönelik tacizlerine karşılık olarak 10 İran hedefini vurduklarını açıklamıştı. İran ise bu saldırılarda 12 askerinin öldüğünü, buna karşılık ABD'nin Bahreyn ve Kuveyt'teki tesislerine saldırdıklarını duyurdu.
Körfez’de gerilim tırmanıyor
Bu son karşılıklı saldırılar, Körfez bölgesinde yıllardır devam eden vekalet savaşının doğrudan çatışmaya dönüşme riskini artırıyor. Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve diğer Körfez ülkeleri endişeyle gelişmeleri izlerken, uluslararası enerji piyasalarında da dalgalanma yaşanıyor. Petrol fiyatları, ABD-İran gerginliğinin ardından varil başına 3 dolar artışla 85 doların üzerine çıktı. Küresel deniz ticaretinin önemli bir geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı'nda herhangi bir kapatma girişimi, küresel petrol arzını ciddi şekilde etkileyebilir.
Diplomatik cephede ise, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi acil toplantı çağrısı yaparken, Avrupa Birliği taraflara itidal çağrısında bulundu. Fransa Cumhurbaşkanı Macron, iki ülke arasında arabuluculuk teklif ederken, Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov da gerilimin düşürülmesi için çağrıda bulundu. İran, ABD ile müzakereleri durdurma tehdidini yinelerken, ABD yönetiminden henüz resmi bir yanıt gelmedi.
Bölgesel ve küresel yansımalar
İran'ın bu hamlesi, sadece ABD-İran ilişkilerini değil, aynı zamanda İsrail, Suudi Arabistan ve Irak gibi bölgesel aktörlerin pozisyonlarını da etkiliyor. İsrail, İran'ın tehditlerine karşı kendini savunma hakkını saklı tuttuğunu açıklarken, Suudi Arabistan ateşkes çağrısını yineledi. Irak ise, kendi topraklarından yapılan saldırılara aracı olmamak için çaba gösteriyor.
Ekonomik olarak, İran'ın ABD ile müzakerelerdeki bu tutumu, Ocak 2026'da yürürlüğe girmesi beklenen yeni yaptırım paketini de etkileyebilir. Uzmanlar, eğer müzakereler tamamen durursa, İran'ın nükleer programa hız verebileceği ve bölgedeki milis grupları daha aktif kullanabileceği uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ve ABD arasındaki bu gerilimden doğrudan etkilenebilecek bir konumda. Özellikle Irak ve Suriye'deki gelişmeler, Türkiye'nin terörle mücadelesini ve PKK/YPG'ye yönelik operasyonlarını etkileyebilir. Ayrıca, Körfez'deki güvenlik riskleri, Türkiye için hayati önem taşıyan Basra ve TürkAkım doğal gaz hatlarını tehdit edebilir. Türkiye, her iki ülkeyle de dengeli ilişkiler sürdürmeye çalışırken, bu krizde arabuluculuk yapma potansiyeline sahip. Ancak, müzakerelerin durma tehdidi Ankara'nın enerji arz güvenliği ve bölgesel istikrar konusunda daha temkinli adımlar atmasını gerektiriyor.