Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), Sudan'da 2026 yılının ilk yarısında en az 330 çocuğun çatışmalar nedeniyle hayatını kaybettiğini veya yaralandığını duyurdu. UNICEF'in Sudan Temsilcisi Mandeep O'Brien, yaptığı açıklamada "Birçok çocuk için artık güvenli hiçbir yer kalmadı" ifadelerini kullandı. Örgüt, özellikle Darfur bölgesi ve başkent Hartum'da yoğunlaşan silahlı çatışmaların çocukları hedef aldığını belirtti.
Çatışmaların Çocuklar Üzerindeki Yıkıcı Etkisi
Sudan'da Nisan 2023'te başlayan Sudan Silahlı Kuvvetleri (SAF) ile Hızlı Destek Kuvvetleri (RSF) arasındaki çatışmalar, sivilleri ve özellikle çocukları orantısız biçimde etkiliyor. UNICEF raporuna göre, ölen çocukların çoğu hava saldırıları, topçu atışları ve sokak çatışmalarında hayatını kaybetti. Yaralanan çocukların bir kısmı ise sağlık hizmetlerine erişimdeki kısıtlılık nedeniyle tedavi olamıyor. Örgüt, çatışmaların başlamasından bu yana 14 milyondan fazla çocuğun insani yardıma ihtiyaç duyduğunu, bunların 3,5 milyonunun ise ülke içinde yerinden edildiğini açıkladı. Ayrıca okulların %70'inden fazlası kapanmış durumda ve 19 milyon çocuk eğitimden mahrum kaldı.
UNICEF, çatışmalarda kullanılan ağır silahların çocuklar üzerinde travmatik etkiler yarattığını, psikososyal destek hizmetlerinin ise yetersiz kaldığını vurguluyor. Örgüt, 2026 yılı için Sudan'da 500 milyon dolarlık acil yardım çağrısında bulundu ancak fonların yalnızca %30'unun karşılandığını bildirdi. Özellikle temiz su, gıda ve aşı gibi temel ihtiyaçların karşılanamaması, çocuk ölümlerini artıran diğer faktörler olarak öne çıkıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Sudan'daki çatışmaların bölgesel yansımaları giderek artıyor. Komşu ülkeler Çad, Güney Sudan ve Etiyopya'ya 800 binden fazla mülteci akını yaşanırken, bunların yarısından fazlasını çocuklar oluşturuyor. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR), sınır bölgelerinde çocukların kötü beslenme ve hastalıklarla mücadele ettiğini raporladı. İnsan hakları örgütleri, her iki tarafın da çocuk asker kullandığına dair kanıtlar olduğunu belirtiyor. Uluslararası Ceza Mahkemesi (ICC), Sudan'daki savaş suçları soruşturması kapsamında çocuklara yönelik ihlalleri de inceliyor. ABD ve Avrupa Birliği, taraflara yönelik yaptırımlarını artırırken, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin arabuluculuk çabaları henüz somut bir sonuç vermedi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Sudan'daki çocuk krizi, Türkiye'nin bölgedeki insani diplomasi ve yardım politikaları açısından önem taşıyor. Türkiye, Sudan'da daha önce sağlık ve eğitim alanında projeler yürütmüş, ancak çatışmaların başlamasıyla birlikte bu faaliyetler sekteye uğramıştı. Türkiye'nin Kızılay ve TİKA aracılığıyla bölgeye gönderdiği insani yardımlar, krizin derinleşmesiyle birlikte daha kritik hale geliyor. Ayrıca Türkiye'nin ev sahipliği yaptığı milyonlarca sığınmacıya ek olarak Sudanlı mülteci akını riski, göç ve güvenlik politikalarını da etkileyebilir. Ankara'nın, uluslararası toplumda Sudan'da ateşkes sağlanması ve çocukların korunması için sesini yükseltmesi, bölgesel liderlik rolü açısından önemli bir adım olacaktır.