Eski Bosnalı Sırp askeri lider Ratko Mladic’in, 1995 Srebrenitsa soykırımındaki rolü nedeniyle “Bosna Kasabı” olarak anılan savaş suçlusunun, cuma günü Sırbistan Adalet Bakanı Nenad Vujic tarafından yapılan açıklamaya göre “askeri ve devlet töreni” ile defnedileceği bildirildi. Lahey’de müebbet hapis cezasını çekerken perşembe günü hayatını kaybeden Mladic’in cenazesinin, Sırbistan’ın başkenti Belgrad’da düzenlenecek resmi bir törenin ardından ülkenin kuzeyindeki aile mezarlığına defnedilmesi bekleniyor. 78 yaşındaki Mladic’in ölümü, Balkanlar’da hâlâ taze olan savaş yaralarını yeniden gündeme getirirken, Sırp makamlarının kararı uluslararası toplumda ve Bosna Hersek’te büyük tepkiyle karşılandı.
Kontroversiyel Cenaze Töreni ve Tepkiler
Sırbistan hükümetinin Mladic’e devlet töreni düzenleme kararı, ülke içinde ve dışında sert eleştirilere yol açtı. Bosna Hersek’in Boşnak üyeleri ve uluslararası insan hakları örgütleri, bu kararın soykırım mağdurlarına ve hayatta kalanlara saygısızlık olduğunu belirterek, Mladic’in bir savaş suçlusu olarak devlet töreniyle onurlandırılmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı. Srebrenitsa Anneleri Derneği başkanı Munira Subašić, “Bu, çocuklarımızın katiline devlet töreni düzenlemek demek. Bu, bizim acımızla alay etmektir.” dedi. Avrupa Birliği yetkilileri ise, bu tür bir törenin bölgedeki barış ve uzlaşma çabalarına zarar verebileceği uyarısında bulundu. Sırbistan Devlet Başkanı Aleksandar Vučić’in cenaze törenine katılıp katılmayacağı henüz netlik kazanmazken, törenin iki gün ulusal yas ilan edilerek yapılması planlanıyor. Bu durum, Sırbistan’ın Avrupa Birliği üyelik sürecini olumsuz etkileyebilir; zira AB, savaş suçlarına karşı net bir tutum sergilenmesini şart koşuyor.
Mladic’in ölümü, 1990’lardaki Yugoslav savaşlarının en tartışmalı isimlerinden birinin hayatını noktaladı. Bosna Savaşı sırasında Sırp birliklerinin komutanı olarak, 1995’te Srebrenitsa’da 8 binden fazla Boşnak erkeğin öldürülmesinin yanı sıra Saraybosna kuşatması da dahil olmak üzere birçok savaş suçundan sorumlu tutulmuştu. 2017’de Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi (ICTY) tarafından soykırım, insanlığa karşı suçlar ve savaş suçlarından müebbet hapis cezasına çarptırılmıştı. Mladic, yargılanmayı reddederek savaş sırasında “ulusunu koruduğunu” iddia etmişti.
Bölgesel ve Küresel Etkiler
Mladic’in devlet töreniyle defnedilmesi kararı, yalnızca Bosna Hersek’te değil, tüm Balkanlar’da derin bir yankı uyandırdı. Bosna Hersek’in yanı sıra Hırvatistan ve Kosova’da da tepkiler yükseldi. Bölge ülkeleri, bu tür bir törenin etnik gerilimleri tırmandırabileceği ve savaş dönemindeki acıların yeniden alevlenmesine neden olabileceği endişesini dile getiriyor. Uluslararası toplum, özellikle Avrupa Birliği ve ABD, Sırbistan’dan bu kararı gözden geçirmesini istedi. AB Komisyonu sözcüsü, “Adalet ve hesap verebilirlik, Batı Balkanlar’ın Avrupa entegrasyonunun temelidir. Bu tür adımlar, uzlaşma sürecini baltalar.” ifadelerini kullandı. Srebrenitsa soykırımının 30. yıldönümüne yaklaşılan bu dönemde, Mladic’in devlet töreniyle anılması, soykırımın inkarı tartışmalarını da yeniden alevlendirdi. Bosna Hersek’in Boşnak üyeleri, bu kararın BM Güvenlik Konseyi’ne taşınabileceğini belirtti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye’nin Balkanlar’a yönelik dış politikasını yakından ilgilendiriyor. Türkiye, Bosna Hersek’in egemenliğini ve toprak bütünlüğünü destekleyen ve soykırımın tanınması yönünde tutum sergileyen ülkelerin başında geliyor. Mladic’e devlet töreni düzenlenmesi, Türkiye’nin Boşnak toplumuyla olan güçlü bağları nedeniyle Ankara’da da rahatsızlık yaratacaktır. Türkiye’nin bu konuda Bosna Hersek’in yanında yer alarak uluslararası platformlarda tepkisini dile getirmesi beklenebilir. Ayrıca, bu tür bir karar, bölgede istikrarın korunması çabalarına gölge düşürebilir; Türkiye, Balkanlar’da barış ve istikrarın tesisi için yürütülen girişimlerde önemli bir aktör olarak, yaşanabilecek gerilimlerin diplomasi yoluyla çözülmesi için arabulucu rolü üstlenebilir.