BBC Güney Asya muhabiri Azadeh Moshiri, Nepal'in başkenti Katmandu'dan Trishuli bölgesine doğru yaptığı yolculukta, şiddetli muson yağmurlarının yol açtığı sel felaketinin boyutlarını gözler önüne serdi. Moshiri'nin aktardığına göre, bölgedeki yolların büyük bir kısmı çamur ve enkaz nedeniyle ulaşıma kapalı durumda. Yol boyunca ambulanslar ve cenaze araçlarıyla karşılaşan muhabir, felaketin insani boyutunun her geçen saat daha da derinleştiğini vurguluyor. Yetkililer, can kaybının artabileceği konusunda uyarırken, kurtarma ekipleri mahsur kalanları tahliye etmek için seferber olmuş durumda.
Muson Yağmurlarının Yıkıcı Etkisi
Nepal, her yıl haziran-eylül ayları arasında etkili olan muson yağmurlarıyla sık sık sel ve heyelan felaketleriyle karşı karşıya kalıyor. Ancak bu yılki yağışların şiddeti, son yılların en yıkıcı sellerinden birine yol açtı. Özellikle başkent Katmandu ve çevresindeki bölgelerde etkili olan sağanaklar, Trishuli Nehri'nin taşmasına neden oldu. Nehir yatağından taşan sular, yerleşim alanlarını sular altında bırakırken, altyapıya büyük zarar verdi.
BBC ekibinin yolculuğu sırasında aktardığı görüntüler, felaketin boyutunu çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor. Yol kenarlarında devrilmiş araçlar, çökmüş köprüler ve çamur altında kalmış evler, bölgedeki yıkımın ne kadar büyük olduğunu gösteriyor. Moshiri, özellikle kırsal bölgelerdeki bazı yerleşim yerlerine ulaşımın tamamen kesildiğini, bu nedenle kurtarma çalışmalarının da güçlükle yürütüldüğünü belirtiyor. Nepal ordusu ve polis ekipleri, helikopterlerle havadan müdahale ederken, karadan ulaşılamayan bölgelerde mahsur kalanlar için seferberlik başlatılmış durumda.
Kurtarma Çalışmaları ve Bölgesel Dayanışma
Nepal hükümeti, felaketin ardından ulusal afet acil durum planını devreye soktu. Başbakan KP Sharma Oli, yaptığı açıklamada, tüm devlet kurumlarının kurtarma çalışmalarına katıldığını ve uluslararası yardım çağrısında bulunduklarını duyurdu. Hindistan ve Çin gibi komşu ülkeler, arama kurtarma ekipleri ve insani yardım malzemeleri göndererek dayanışma gösterdi. Birleşmiş Milletler de bölgeye acil yardım fonu tahsis edildiğini açıkladı.
Ancak kurtarma çalışmaları, zorlu coğrafi koşullar nedeniyle yavaş ilerliyor. Himalayaların eteklerinde kurulu olan Nepal, engebeli arazisiyle biliniyor ve bu durum, afet sonrası müdahaleyi güçleştiriyor. Yetkililer, önümüzdeki günlerde yağışların devam edeceğini ve daha fazla sel baskını riski olduğunu belirterek, halkı yüksek kesimlere çıkmaları konusunda uyarıyor. Meteoroloji yetkilileri, iklim değişikliğinin muson yağmurlarının şiddetini artırdığına dikkat çekerek, bu tür aşırı hava olaylarının gelecekte daha sık yaşanabileceği uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Nepal'deki sel felaketi, bölgesel bir insani kriz olmanın ötesinde, küresel iklim değişikliğinin etkilerini bir kez daha gözler önüne seriyor. Türkiye, afet yönetimi konusundaki deneyimini uluslararası platformlarda sıkça paylaşan bir ülke olarak, bu tür felaketlere hızlı müdahale edebilecek kapasiteye sahip. Türkiye'nin, jeopolitik konumu itibarıyla Güney Asya'ya uzanan yardım koridorlarında aktif rol alması, bölge ülkeleriyle ilişkilerini güçlendirebilir. Ayrıca, iklim kaynaklı göç ve güvenlik risklerinin artabileceği öngörüsüyle, Türkiye'nin ulusal afet hazırlık planlarını gözden geçirmesi ve bölgesel iş birliklerini artırması stratejik bir önem taşıyor. Nepal'deki kriz, uluslararası toplumun dayanışma içinde hareket etmesi gerektiğini ve Türkiye'nin bu tür krizlerde arabulucu ve yardım sağlayıcı rolünü güçlendirmesi gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor.