Çin, Nepal'in başkenti Katmandu yakınlarındaki dağlık bölgede meydana gelen ve onlarca kişinin ölümüne yol açan sel felaketinin ardından yürütülen kurtarma çalışmalarını, bir buzul gölünün taşma riski nedeniyle geçici olarak askıya aldı. Yetkililer, bölgede güvenlik tehdidi oluşturan gölün taşması halinde daha büyük bir felakete yol açabileceği uyarısında bulundu. Nepal hükümeti ise uluslararası yardım çağrısında bulunurken, Çinli ekiplerin güvenli bölgelere çekildiğini doğruladı.
Gelişmenin Arka Planı
Nepal'in kuzeyindeki Manang bölgesinde bulunan ve deniz seviyesinden yaklaşık 4.500 metre yükseklikteki bir buzul gölünün, aşırı yağışlar ve eriyen buzullar nedeniyle taşma eşiğine geldiği bildirildi. Nepal Ordusu ve ulusal afet yönetim kurumu, bölgedeki köylerde yaşayan yaklaşık 2.000 kişinin tahliye edildiğini açıkladı. Çin, komşu ülkesine yardım amacıyla gönderdiği arama-kurtarma ekiplerini ve insansız hava araçlarını, gölün taşma ihtimaline karşı geri çağırdı. Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, 'Ekiplerimizin güvenliği bizim için önceliklidir. Nepal hükümetiyle koordineli olarak, risk geçtikten sonra operasyonlara yeniden başlanacaktır' açıklamasını yaptı.
Nepal'de bu yıl muson yağmurlarının şiddetini artırması, ülke genelinde sellere ve toprak kaymalarına neden oldu. Yetkililer, son bir haftada en az 120 kişinin hayatını kaybettiğini, onlarca kişinin de kayıp olduğunu bildirdi. Başkent Katmandu'da birçok mahalle su altında kalırken, ana yollar ve köprüler çöktü. Hükümet, ordu ve polis ekipleri tarafından yürütülen kurtarma çalışmalarına rağmen, ulaşımın zor olduğu dağlık bölgelerdeki köylere yardım ulaştırılamıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Himalayalar'da iklim değişikliğine bağlı olarak buzul göllerinin hızla büyümesi, Nepal'in yanı sıra Butan, Hindistan ve Pakistan gibi ülkeler için de ciddi bir tehdit oluşturuyor. Birleşmiş Milletler Çevre Programı'na göre, bölgede yüzlerce buzul gölü taşma riski taşıyor ve bu durum milyonlarca insanın yaşam alanını etkiliyor. Nepal, Çin ve Hindistan arasında kalan stratejik konumu nedeniyle, bu tür doğal afetlerde uluslararası yardımın koordinasyonu hassas bir diplomatik süreç gerektiriyor. Çin'in kurtarma ekiplerini çekmesi, iki ülke arasındaki iş birliği açısından soru işaretleri yaratırken, Nepal hükümeti Hindistan ve diğer ülkelerden yardım talebini sürdürüyor. Uzmanlar, iklim değişikliğinin etkisiyle bu tür afetlerin sıklaşacağına dikkat çekerek, bölgesel erken uyarı sistemlerinin kurulmasının önemini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Nepal'deki sel felaketi ve Çin'in kurtarma çalışmalarını askıya alması, Türkiye'nin insani yardım diplomasisi açısından önemli bir örnek teşkil ediyor. Türkiye, geçmişte Nepal'deki depremlerde ve diğer doğal afetlerde arama-kurtarma ekipleri göndererek bölgede etkin bir rol üstlenmişti. Bu tür felaketlerde Türkiye'nin deneyimi, uluslararası yardım operasyonlarında koordinasyon becerisi ve hızlı müdahale kapasitesi, Türk dış politikasının yumuşak güç unsurları arasında yer alıyor. Öte yandan, Çin'in Nepal'deki varlığı ve bu tür krizlerdeki tutumu, Türkiye'nin Orta Asya ve Güney Asya'daki dengeleri okuması açısından da ipuçları veriyor. Türkiye, bölgedeki istikrarsızlığın küresel yansımalarını göz önünde bulundurarak, insani yardım ve kalkınma iş birliği alanlarında Nepal ile ilişkilerini güçlendirmeyi değerlendirebilir.