Rusya’nın Ukrayna’daki işgal gücü, Ekim 2023’ten bu yana ilk kez cephede sürekli ve net bir toprak kaybı yaşıyor. Bağımsız savaş takip platformlarının verilerine göre, Moskova yönetimi son haftalarda işgal altında tuttuğu bazı stratejik bölgelerden çekilmek zorunda kaldı. Bu durum, savaşın iki yılı aşkın süredir devam eden seyrinde Rusya lehine işleyen dengenin kırılmaya başladığını gösteriyor.
Gelişmenin Arka Planı
Rusya, 2022 Şubat’ında başlattığı geniş çaplı işgalin ardından özellikle Donbas bölgesinde önemli ilerlemeler kaydetmişti. Ancak Ukrayna ordusunun Batı’dan aldığı askeri yardımlar ve yaz aylarında başlattığı karşı taarruz, kademeli olarak sonuç vermeye başladı. Son haftalarda Harkiv bölgesinin kuzeyinde ve Herson civarında Rus birliklerinin geri çekilmek zorunda kaldığı bildiriliyor.
Savaş takip sistemleri, Rusya’nın günlük net toprak kazanımının negatife döndüğünü, yani kaybettiği alanların ele geçirdiği alanlardan daha fazla olduğunu hesaplıyor. Bu durum, savaşta bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, Ukrayna’nın son aylarda artan insansız hava aracı (İHA) kullanımı ve hassas topçu atışlarıyla Rus lojistik hatlarını hedef aldığını belirtiyor.
Rusya’nın bu süreçte cephedeki birliklerine yeterli mühimmat ve personel takviyesi yapmakta zorlandığı, bazı birliklerin moral ve motivasyon sorunları yaşadığı da istihbarat raporlarına yansıyor. Batılı yetkililer, Rus savunma hattının bazı noktalarda çökmeye yakın olduğunu ve Ukrayna’nın yaz sonuna doğru daha büyük bir atılım yapabileceğini değerlendiriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Rusya’nın Ukrayna’da zemin kaybetmesi, sadece savaşın seyri açısından değil, küresel güç dengeleri bakımından da kritik. Ukrayna’nın başarısı, Batı ittifakının askeri yardım stratejisinin bir sınavı olarak görülüyor. ABD ve Avrupa Birliği’nin sağladığı uzun menzilli füzeler, hava savunma sistemleri ve zırhlı araçlar Ukrayna ordusunun direncini artırmış durumda.
Öte yandan, Rusya’nın geri çekilmesi, Çin, Hindistan ve Orta Doğu ülkeleri nezdinde Moskova’nın askeri prestijini zedeleyebilir. Savaşın uzaması ve Rusya’nın başarısızlığı, Kremlin’in iç siyasi istikrarını da olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, küresel enerji ve gıda fiyatlarındaki dalgalanmalar, savaşın seyrine bağlı olarak yeniden şekilleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Rusya’nın Ukrayna’da gerilemesi, Türkiye’nin Karadeniz’deki güvenlik hesaplarını doğrudan etkiliyor. Ankara, Montrö Sözleşmesi’ni uygulayarak savaşın bölgeye yayılmasını engellemeye çalışırken, deniz ticareti ve tahıl koridoru anlaşmasının geleceği de Kiev’in elini güçlendirmesine bağlı. Türkiye, Rusya ile Ukrayna arasında bir denge politikası izlerken, Kiev’in kazanımları Ankara’nın diplomatik manevra alanını genişletebilir. Ayrıca, savaşın sona ermesi halinde yeniden imar sürecinde Türk müteahhitlik firmalarının rol alması bekleniyor.