Peru'da dün gerçekleştirilen başkanlık seçimlerinin ikinci turunda, sol eğilimli aday Roberto Sanchez, muhafazakar rakibi Keiko Fujimori'ye karşı az farkla öne geçti. Resmî olmayan sonuçlara göre, iki aday arasındaki oy farkı 4 bin 300'ün altında kalırken, bu durum ülkede siyasi belirsizliği artırdı. Sanchez'in kıl payı üstünlüğü, Peru'nun gelecekteki yönünü belirleyecek kritik bir seçim sürecine işaret ediyor.
Gelişmenin arka planı
Roberto Sanchez, seçim kampanyasında ekonomik eşitsizlikle mücadele, yolsuzlukla savaş ve sosyal adalet vaatleriyle öne çıktı. 58 yaşındaki Sanchez, daha önce Lima belediye başkanlığı yapmış ve halk arasında popüler bir figür haline gelmişti. Diğer yandan Keiko Fujimori, üçüncü kez başkanlığa aday olmasına rağmen bir türlü zafer kazanamamış bir isim. Babası Alberto Fujimori'nin tartışmalı döneminden miras kalan siyasi miras, Fujimori'nin seçimlerdeki en büyük dezavantajı olarak görülüyor.
Seçim süreci boyunca, her iki aday da birbirlerini sert dille eleştirdi. Sanchez, Fujimori'yi yolsuzluk ve otoriterlikle suçlarken, Fujimori ise Sanchez'in sol politikalarının Peru ekonomisini tehlikeye atacağını iddia etti. Seçim sonuçlarının netleşmesi için günler geçmesi beklenirken, taraftarlar sokaklarda sabırsızlıkla bekliyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Peru'daki bu seçim, Latin Amerika'da sol dalganın yükseldiği bir döneme denk geliyor. Son yıllarda Meksika, Arjantin, Bolivya ve Şili'de solcu liderler iktidara gelmişti. Sanchez'in zaferi, bölgedeki sol eğilimi daha da güçlendirebilir. Ayrıca Peru, dünyanın en büyük bakır üreticilerinden biri olduğu için, seçim sonucu küresel emtia piyasalarını da etkileyebilir. Sanchez'in madencilik politikalarına yönelik açıklamaları, uluslararası yatırımcılar tarafından dikkatle izleniyor.
ABD ve Çin gibi büyük güçler de Peru'daki gelişmeleri yakından takip ediyor. ABD, bölgedeki sol eğilimli hükümetlerle ilişkilerini sürdürürken, Çin ise Latin Amerika'daki yatırımlarını artırıyor. Bu bağlamda, Sanchez'in izleyeceği dış politika, Peru'nun uluslararası arenadaki konumunu belirleyecektir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Peru, Türkiye'nin Latin Amerika'da stratejik önem atfettiği ülkelerden biridir. Türkiye ile Peru arasında ticaret hacmi son yıllarda artış göstermekle birlikte, potansiyelin altındadır. Sanchez'in seçilmesi durumunda, sol eğilimli hükümetlerle işbirliği yapma konusunda Türkiye'nin tecrübesi bulunmaktadır. Ancak yeni hükümetin dış politikası henüz netleşmediği için, Türkiye'nin Peru ile ilişkileri bir süre belirsizlik taşıyabilir. Öte yandan, Peru'nun istikrarı, Türkiye'nin bölgedeki ticari ortakları açısından da önemlidir.