ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), İran'a yönelik hava saldırılarının dokuzuncu gece üst üste devam ettiğini duyurdu. Pentagon Sözcüsü Pat Ryder tarafından yapılan yazılı açıklamada, operasyonların İran'ın askeri altyapısını, özellikle de balistik füze üretim tesislerini ve insansız hava aracı (İHA) atölyelerini hedef aldığı belirtildi. Ryder, saldırıların İran'ın bölgedeki milis güçlerine verdiği desteği zayıflatmak amacı taşıdığını ifade etti. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) tarafından yayımlanan video görüntülerinde, gece karanlığında gerçekleştirilen hassas hava harekatlarının anları yer aldı. Görüntülerde, ABD savaş uçaklarının İran topraklarına yönelik bombardımanı ve hedeflerin imha edilmesi net bir şekilde görülüyor. CENTCOM, bu tür operasyonların bölgesel istikrarı sağlama ve Amerikan güçlerine yönelik tehditleri bertaraf etme amacı taşıdığını vurguladı.
Saldırıların arka planı ve kapsamı
ABD'nin İran'a yönelik hava saldırıları, geçtiğimiz hafta başında başlamış ve her gece düzenli olarak sürdürülmüştür. Pentagon kaynakları, operasyonların kapsamına ilişkin ayrıntılı bilgi vermezken, saldırıların İran'ın nükleer programına yönelik olmadığını, daha çok konvansiyonel askeri kapasitesini hedef aldığını belirtti. ABD Başkanı Joe Biden, daha önce yaptığı açıklamada, İran'a yönelik askeri harekatın sınırlı kalacağını ve İran'ın nükleer tesislerine saldırı planlanmadığını ifade etmişti. Ancak saldırıların dokuzuncu geceye ulaşması, ABD'nin askeri angajmanının boyutuna ilişkin soru işaretleri yaratmıştır. Bölgedeki diplomatik kaynaklar, ABD'nin İran'a yönelik saldırılarının, İran'ın Gazze Şeridi'ndeki savaş ve Lübnan'daki Hizbullah ile çatışmalar bağlamında İsrail'e yönelik tehdidini azaltmayı amaçladığını öne sürmektedir.
İran resmi haber ajansı IRNA, ABD saldırılarının askeri hedefler dışında sivil yerleşim birimlerini de vurduğunu iddia etmiş, ancak bu iddialar bağımsız kaynaklarca doğrulanmamıştır. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasır Kenani, ABD'yi uluslararası hukuku ihlal etmekle suçlayarak, "Bu saldırılar BM Şartı'na ve devlet egemenliğine açık bir ihlaldir" dedi. İran'ın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilciliği ise Güvenlik Konseyi'ni acil toplantıya çağırmıştır.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD'nin İran'a yönelik hava saldırıları, tüm Ortadoğu'da gerginliği tırmandırmış durumda. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri başta olmak üzere Körfez ülkeleri, çatışmanın kontrolden çıkmasından endişe duyduklarını dile getirdi. Rusya ve Çin, ABD'yi itidale davet ederken, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, taraflar arasında arabuluculuk girişimlerini başlattığını duyurdu. İsrail ise ABD saldırılarını dolaylı olarak desteklerken, İran'ın nükleer programına yönelik daha geniş kapsamlı bir askeri harekatın gerekliliğine işaret etti. İran Devrim Muhafızları Ordusu, ABD saldırılarına misilleme yapma hakkını saklı tuttuğunu bildirirken, İran'ın bölgedeki vekil güçleri olan Yemen'deki Husiler, Irak'taki Haşdi Şabi ve Suriye'deki milislerin ABD hedeflerine yönelik saldırılarını artırdığı gözlemleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-İran arasındaki bu askeri gerilim, Türkiye'nin komşu coğrafyalarda istikrarsızlık riskini artırmaktadır. İran sınırına komşu olan Türkiye, olası bir mülteci akını ve sınır güvenliği tehdidi ile karşı karşıya kalabilir. Ayrıca, Irak ve Suriye'deki İran destekli grupların varlığı, Türkiye'nin bu ülkelerdeki askeri operasyonlarını ve siyasi çıkarlarını doğrudan etkileyebilir. Ekonomik cephede ise, İran'a yönelik yaptırımların sıkılaşması, Türkiye'nin enerji tedariki ve komşularla ticaretini olumsuz etkileyebilir. Türkiye, bölgesel bir istikrar unsuru olarak hem ABD hem İran ile diyaloğunu sürdürmeli ve çatışmanın yayılmasını önleyici diplomatik girişimlerde bulunmalıdır.