Avrupa Birliği ve Birleşik Krallık otomotiv endüstrileri, Brexit sonrası ticaret anlaşmasında yer alan elektrikli araç (EV) gümrük tarifelerinin bir kez daha ertelenmesi için Avrupa Komisyonu'na baskı yapıyor. Sektör temsilcileri, 2020 yılında imzalanan anlaşmanın yerel pil üretimini teşvik etmeyi amaçladığını ancak mevcut kapasitenin belirlenen hedeflere ulaşamadığını belirtiyor. Bu durum, otomobil üreticilerinin milyarlarca avroluk ek maliyetle karşı karşıya kalmasına ve Avrupa'nın elektrikli araç dönüşümünde rekabet gücünün zayıflamasına yol açabilir.
Anlaşmanın temel sorunu: Yerel pil üretimi yetersiz
Brexit Ticaret ve İşbirliği Anlaşması (TCA) kapsamında, Birleşik Krallık ile AB arasında ticareti yapılan elektrikli araçların gümrük vergisinden muaf olabilmesi için, aracın değerinin belirli bir yüzdesinin bölgesel olarak üretilmiş bileşenlerden oluşması gerekiyor. 2024'ten itibaren uygulanmaya başlayan bu kural, batarya maliyetlerinin araç değerindeki yüksek payı nedeniyle otomobil üreticilerini zorluyor. Sektör, Avrupa'da pil üretim kapasitesinin henüz istenen seviyeye ulaşmadığını, bu nedenle birçok üreticinin ya ek vergi ödemek ya da üretimi yeniden yapılandırmak zorunda kalacağını savunuyor.
İlk erteleme 2023 yılında yapılmış ve kuralların uygulanması 2027'ye ertelenmişti. Ancak otomotiv devleri, o tarihten bu yana beklenen yatırımların gerçekleşmediğini ve 2027'nin de gerçekçi bir hedef olmadığını ifade ediyor. Alman otomotiv devi Volkswagen ve İngiliz Jaguar Land Rover gibi büyük üreticiler, Brüksel'de yoğun lobi faaliyeti yürütüyor. Avrupa Otomobil Üreticileri Birliği (ACEA) ve İngiltere Otomotiv Üreticileri ve Tüccarları Derneği (SMMT), ortak bir mektupla Komisyon'a süresiz bir erteleme talep etti.
Küresel rekabet ve tedarik zinciri krizi
Bu gelişme, Avrupa otomotiv endüstrisinin karşı karşıya olduğu yapısal zorlukların bir yansıması. Çin'in elektrikli araç ve batarya üretiminde elde ettiği büyük avantaj, Avrupa'yı hem maliyet hem de teknoloji açısından geride bırakıyor. ABD'nin Enflasyon Azaltma Yasası (IRA) ile sağladığı vergi teşvikleri de Avrupalı üreticileri zor durumda bırakıyor. Tedarik zincirinin yeniden yapılandırılması, kritik hammaddelere erişim ve enerji maliyetlerindeki artış, Avrupa'daki batarya fabrikası yatırımlarının planlanandan yavaş ilerlemesine neden oluyor. Analistler, eğer tarifeler 2027'de yürürlüğe girerse, İngiltere'den AB'ye ihraç edilen elektrikli araçların yüzde 10'a varan gümrük vergisine tabi olacağını ve bunun da tüketici fiyatlarına yansıyarak talebi düşürebileceğini belirtiyor.
Avrupa Komisyonu henüz resmi bir yanıt vermemiş olsa da, iç kaynaklar konunun ciddiyetinin farkında olduklarını ancak uzun vadeli hedeflerden taviz vermek istemediklerini ifade ediyor. Sektörün beklediği muhtemel çözüm, geçiş sürecinin kademeli olarak uzatılması ve yerli üretim teşviklerinin artırılması şeklinde olabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye açısından önemli bir fırsat penceresi sunuyor. Türkiye, otomotiv yan sanayi ve batarya üretiminde artan kapasitesiyle Avrupa tedarik zincirinde stratejik bir konumda. AB ile Gümrük Birliği'nin güncellenmesi ve yeşil dönüşüm fonlarından yararlanma potansiyeli, Türk otomotiv sektörünün Çin ve ABD karşısında rekabet avantajı elde etmesini sağlayabilir. Özellikle TOGG ve diğer yerli girişimlerin batarya tedarikinde Avrupa standartlarına uyum sağlaması, Türkiye'yi bölgesel bir üretim üssü haline getirebilir. Ancak, Türkiye'nin de Brexit sonrası İngiltere ile ticarette benzer gümrük sorunlarıyla karşılaşabileceği unutulmamalıdır. Kısa vadede, Avrupa'daki bu erteleme taleplerinin Türk ihracatçılarına doğrudan etkisi sınırlı olsa da uzun vadede tedarik zincirinin yeniden şekillenmesi, Türkiye için kritik bir süreçtir.