İsrail merkezli haber platformu Natziv Net'in aktardığı bir rapora göre Mısır, savunma sanayisindeki tedarik kaynaklarını çeşitlendirme stratejisi kapsamında, Rus yapımı S-400 hava savunma sistemlerini Türkiye üzerinden satın almayı değerlendiriyor. Bu gelişme, Tel Aviv yönetiminin yakından izlediği ve bölgesel güç dengelerini etkileyebilecek potansiyel bir silah anlaşması olarak yorumlanıyor. Natziv Net'in haberinde, Türkiye'nin bu sistemleri satmayı teklif ettiği veya böyle bir satışa sıcak baktığı yönünde değerlendirmeler yer alırken, Mısır'ın özellikle son dönemde askeri tedarik politikalarında Rusya'ya yönelik açılımlar yaptığına dikkat çekiliyor.
Gelişmenin arka planı ve tarafların tutumu
Mısır, geleneksel olarak ABD ve Batılı müttefiklerinden aldığı savunma malzemelerinin yanı sıra, son yıllarda Rusya'dan da önemli silah sistemleri tedarik ediyor. Özellikle Su-35 savaş uçakları ve Ka-52 helikopterleri gibi platformlarla Rus silah sanayisiyle iş birliğini derinleştiren Kahire yönetiminin, şimdi de S-400 hava savunma sistemlerine ilgi duyduğu iddia ediliyor. Ancak bu sistemlerin doğrudan Rusya'dan alınması yerine, Türkiye'nin elindeki S-400'lerin satın alınması veya Türkiye üzerinden transfer edilmesi gibi bir yöntemin masada olduğu öne sürülüyor.
Türkiye ise 2019 yılında Rusya'dan S-400 sistemlerini alarak NATO ittifakı içinde ciddi bir krize yol açmış, ABD tarafından F-35 programından çıkarılmış ve CAATSA yaptırımlarına maruz kalmıştı. Türkiye'nin bu sistemleri üçüncü bir ülkeye satması veya transfer etmesi, hem Rusya ile olan anlaşmalar açısından hem de NATO'daki konumu itibarıyla yeni tartışmalara yol açabilecek nitelikte. Ankara'nın S-400'leri halihazırda aktif olarak kullandığı bilinmekle birlikte, sistemlerin bakım, eğitim ve entegrasyon süreçlerinin devam ettiği belirtiliyor. Konuya ilişkin resmi bir açıklama yapılmazken, Türk yetkililerin bu tür iddialara şu ana kadar net bir yanıt vermediği görülüyor.
Mısır'ın S-400'e olan ilgisi, aslında uzun süredir bilinen bir konu. Mısır Devlet Başkanı Abdülfettah es-Sisi'nin, özellikle ABD'nin Mısır'a yönelik insan hakları eleştirilerine bağlı olarak askeri yardımları zaman zaman askıya alması veya koşullara bağlaması nedeniyle silah tedarikinde Rusya'ya daha fazla yöneldiği yorumları yapılıyor. Rusya'nın da Mısır ile savunma alanındaki iş birliğini artırma eğiliminde olduğu biliniyor. Ancak bu seferki raporda öne çıkan detay, doğrudan Rusya'dan alım yerine Türkiye'nin köprü olarak kullanılması ihtimali. Bu durumun, Türkiye'nin savunma sanayisi diplomasisinde yeni bir açılım mı yoksa zorunlu bir çıkış stratejisi mi olduğu sorularını beraberinde getiriyor.
Bölgesel ve uluslararası yansımaları
Mısır'ın S-400 alması, sadece Mısır-İsrail ilişkilerinde değil, Doğu Akdeniz ve Kuzey Afrika'daki güç dengelerinde de yeni bir sayfa açabilir. İsrail, uzun süredir kendi hava üstünlüğünü korumak adına bölge ülkelerinin gelişmiş hava savunma sistemlerine sahip olmasına sıcak bakmıyor. İsrail Hava Kuvvetleri'nin, özellikle İran ve Suriye'ye yönelik operasyonlarında Mısır'ın batı kanadında etkili bir hava savunma ağının kurulması, İsrail'in hareket alanını kısıtlayabilir. Bu yüzden Tel Aviv yönetiminin bu ihtimali “güvenlik tehdidi” olarak değerlendirdiği ve Washington nezdinde girişimlerde bulunabileceği öne sürülüyor.
ABD'nin bölgedeki müttefikleriyle olan ilişkileri de bu gelişmeden etkilenebilir. Mısır, ABD'nin en büyük askeri yardım alan ülkelerinden biri olmasına rağmen, Amerikan Kongresi'ndeki bazı çevrelerin Mısır’a yönelik eleştirileri, alternatif arayışları hızlandırmış durumda. Rusya’nın S-400 sistemlerini Türkiye’nin ardından Mısır’a da satması halinde, ABD’nin bu iki ülkeye yönelik politikalarında yeni yaptırım mekanizmaları devreye girebilir. CAATSA benzeri yaptırımların Mısır'ı da kapsaması gündeme gelebilir. Öte yandan, Türkiye'nin bu satışı gerçekleştirmesi durumunda, Ankara’nın NATO içindeki konumu ve ABD ile ilişkileri üzerindeki etkisi de tartışılacaktır.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye’nin S-400 sistemlerini Mısır’a satması ya da devretmesi, Ankara’nın hem Rusya ile olan anlaşmalarını hem de NATO ittifakı içindeki güvenilirliğini doğrudan etkileyecek hassas bir konudur. Rusya’nın S-400 ihracatında üçüncü taraf transferlerine genellikle izin vermediği düşünülürse, böyle bir anlaşmanın hayata geçmesi Moskova’nın onayını gerektirecektir. Türkiye’nin elindeki S-400’lerin, NATO üyeliği ile yaşadığı uyum sorunları ve ABD yaptırımları göz önüne alındığında, bu sistemlerin elden çıkarılmasının Ankara’ya diplomatik bir rahatlama sağlama potansiyeli taşıdığı da belirtiliyor. Ancak böyle bir adım, Türkiye’nin bağımsız savunma politikası açısından geri adım olarak yorumlanabilir ve Rusya’yla ilişkileri zedeleyebilir. Bu nedenle haberin gerçekleşme ihtimali düşük görülse bile, bölgesel güç dengeleri açısından Türkiye’nin elini güçlendirecek bir koz olarak gündemde tutulması mümkündür.