Ukrayna'nın başkenti Kiev'de bulunan ve yaklaşık 1000 yıllık geçmişe sahip olan Altın Kubbeli Manastırı'nda (St. Michael's Golden-Domed Monastery) Rus güçlerinin düzenlediği saldırı sonucu oluşan hasarın onarımının yaklaşık iki yıl sürebileceği bildirildi. Ukraynalı yetkililer, saldırının kasıtlı olarak gerçekleştirildiğini belirtirken, manastırın restorasyon çalışmalarının kültürel mirasın korunması açısından kritik önem taşıdığı vurgulanıyor. Kiev Belediyesi Kültürel Miras Dairesi yetkilileri, hasar tespit çalışmalarının tamamlandığını ve onarım sürecinin kısa sürede başlayacağını duyurdu.
Tarihi Manastır ve Hasarın Boyutu
12. yüzyılda inşa edilen Altın Kubbeli Manastır, Kiev'in en önemli dini ve kültürel yapılarından biri olarak kabul ediliyor. Manastır, 1930'larda Sovyet yönetimi tarafından yıkılmış, ancak 1990'larda yeniden inşa edilerek 2000 yılında ibadete açılmıştı. Rus güçlerinin 2022 Şubat ayında başlattığı işgal girişimi sırasında manastırın kubbeleri ve duvarları roket atışlarıyla hasar gördü. Ukrayna Kültür Bakanlığı, saldırıda manastırın ana kubbesinin büyük ölçüde tahrip olduğunu, mozaik fresklerin ve dini ikonaların bir kısmının kullanılamaz hale geldiğini açıkladı. Restorasyon ekibi, hasarın onarımı için uluslararası uzmanlarla işbirliği yapacak ve özellikle 17. yüzyıl Barok tarzındaki altın kaplamaların yeniden yapılması gerekiyor.
Ukrayna hükümeti, manastırın onarımı için yaklaşık 15 milyon dolar bütçe ayırdığını ve Avrupa Birliği ile UNESCO'dan da destek talep ettiğini bildirdi. Yetkililer, restorasyon sürecinin jeopolitik gerilimler nedeniyle aksayabileceği uyarısında bulunsa da, kültürel mirası koruma kararlılığının süreceğini vurguluyor. Manastır, savaşın başından bu yana Kiev'deki turistik ziyaretlere kapalı durumda.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Rusya'nın Ukrayna'daki kültürel mirasa yönelik saldırıları, uluslararası toplumda büyük tepki çekiyor. UNESCO, savaşın başından bu yana Ukrayna'da 200'den fazla kültürel varlığın hasar gördüğünü veya yok edildiğini raporlamıştı. Altın Kubbeli Manastır'ın hasar görmesi, hem Ukrayna kimliği hem de Doğu Hristiyanlığı açısından sembolik bir kayıp olarak değerlendiriliyor. Avrupa Konseyi ve Avrupa Birliği, Ukrayna'nın kültürel mirasını korumak için teknik ve mali destek sağlama sözü verdi. Ayrıca, savaş suçu iddiaları bağlamında, kültürel varlıklara kasıtlı saldırıların Lahey Sözleşmesi kapsamında savaş suçu sayılabileceği belirtiliyor. Restorasyonun tamamlanması sadece yapının değil, aynı zamanda Ukrayna'nın kültürel direnişinin de bir simgesi olacak.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kiev'deki tarihi manastırın restorasyonu, Türkiye için kültürel mirasın korunması ve savaşın yıkıcı etkileri bağlamında önem taşıyor. Türkiye, Ukrayna ile Karadeniz'deki tarihi ve ticari bağları nedeniyle bölgedeki istikrarı yakından takip ediyor. Rusya'nın Ukrayna'daki kültürel varlıklara yönelik saldırıları, Türkiye'nin ev sahipliği yaptığı diplomasi çabalarına (İstanbul süreci) gölge düşürebilir. Türkiye, Ukrayna'nın toprak bütünlüğünü desteklerken, insani ve kültürel tahribatın önlenmesi için uluslararası toplumla işbirliğini sürdürmeli. Ayrıca, İstanbul'daki Ayasofya gibi benzer tarihi yapıların korunması konusunda Türkiye'nin deneyimi, uluslararası restorasyon çabalarına katkı sağlayabilir.