FIFA'nın 2026 Dünya Kupası'nda taraftar ayrımını (segregation) uygulamaması, büyük bir güvenlik riski oluşturuyor. Taraftar grubu Football Supporters Europe'un (FSE) başkanı Ronan Evain, bu durumun FIFA'nın biletleme sürecinde kontrolü kaybettiğinin bir işareti olduğunu belirtti. Evain, turnuvanın ABD, Kanada ve Meksika'da ortaklaşa düzenlenecek olması nedeniyle taraftar ayrımının hayati önem taşıdığını vurguladı. Özellikle takımlar arasındaki rekabetin yüksek olduğu maçlarda, rakip taraftarların bir arada bulunmasının potansiyel çatışmalara yol açabileceği uyarısında bulundu.
Gelişmenin arka planı
2026 Dünya Kupası, ilk kez üç ülkenin ev sahipliğinde düzenlenecek ve maç sayısı 48 takımla 80'e çıkacak. Bu genişleme, lojistik ve güvenlik açısından büyük zorluklar yaratıyor. FIFA, biletleme sistemini merkezi bir platform üzerinden yönetmeyi planlasa da, taraftar grupları turnuva öncesinde yeterli ayrımın sağlanamayacağından endişe ediyor. Evain, "FIFA'nın taraftar ayrımını göz ardı etmesi, daha önceki turnuvalarda yaşanan olayların tekrarlanmasına davetiye çıkarıyor" dedi. Özellikle 2022 Katar Dünya Kupası'nda bazı maçlarda rakip taraftarların karışması sonucu gerginlikler yaşanmıştı.
FSE, FIFA'ya çağrıda bulunarak, biletleme sürecinde taraftar profillerinin dikkate alınmasını ve riskli maçlarda fiziksel ayrım bariyerlerinin konulmasını talep etti. Ayrıca, turnuva boyunca taraftar alanlarının (fan zones) da güvenlik önlemleriyle donatılması gerektiğini belirtti. Evain, "Güvenlik sadece stadyumlarda değil, aynı zamanda taraftarların bir araya geldiği her yerde sağlanmalı" ifadelerini kullandı.
Bölgesel veya küresel boyut
2026 Dünya Kupası'nın Kuzey Amerika'da düzenlenmesi, bölgesel güvenlik dinamiklerini de etkiliyor. ABD ve Meksika sınırında göç, uyuşturucu kaçakçılığı gibi sorunlar zaten mevcutken, büyük bir spor etkinliğinin ek güvenlik riskleri yaratması bekleniyor. Turnuvanın iki komşu ülke ile Kanada arasında düzenlenmesi, taraftar hareketliliğini artıracak ve bu da göçmenlik kontrolleri, polis koordinasyonu gibi konularda yeni zorluklar doğuracak. UEFA ve diğer federasyonlar, FIFA'nın bu konuda daha proaktif olması gerektiğini savunuyor. Ayrıca, 2026 Dünya Kupası'nın ticari başarısı, taraftar memnuniyetine ve güvenlik algısına bağlı olacak. Olumsuz olaylar, turnuvanın marka değerine zarar verebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, bu gelişme küresel spor organizasyonlarında güvenlik standartlarının önemini bir kez daha hatırlatıyor. Türkiye, 2023 UEFA Şampiyonlar Ligi Finali'ne ev sahipliği yapmış ve bu tür turnuvalarda güvenlik protokollerinin ne kadar kritik olduğunu deneyimlemiştir. FIFA'nın taraftar ayrımındaki zaafiyeti, Türkiye'nin gelecekte ev sahipliği yapabileceği büyük turnuvalar için bir ders niteliği taşıyor. Ayrıca, Türkiye'den turnuvaya katılması muhtemel taraftarların güvenliği açısından da bu konu yakından takip edilmeli.