ABD ve İran arasında savaşı sona erdirme konusunda varılan mutabakata rağmen, İsrail'in Güney Lübnan'da düzenlediği drone saldırılarında en az 4 kişi hayatını kaybetti, çok sayıda kişi yaralandı. Lübnan resmi haber ajansı NNA'nın bildirdiğine göre, saldırılar kırılgan ateşkes anlaşmasının imzalanmasından saatler sonra gerçekleşti.
Ateşkes ve Ardından Gelen Saldırı
Lübnanlı yetkililer, İsrail'e ait bir insansız hava aracının ilk olarak El-Hiyam kasabasında bir aracı hedef aldığını duyurdu. Saldırıda araçta bulunan üç kişi olay yerinde hayatını kaybetti. Daha sonra El-Kantara bölgesinde düzenlenen ikinci bir saldırıda bir kişi daha öldü. Yaralı sayısı ise en az 10 olarak açıklandı, yaralılardan bazılarının durumunun ağır olduğu belirtiliyor.
İsrail ordusu saldırıları doğrularken, hedef alınan araçların Hizbullah'a ait olduğunu ve ateşkes anlaşmasını ihlal ettiklerini iddia etti. Ancak Lübnanlı kaynaklar bu iddiaları reddederek, saldırıların sivilleri hedef aldığını savundu. Ateşkes anlaşması, İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki askeri varlığını sona erdirmesi ve Hizbullah'ın da Litani Nehri'nin kuzeyine çekilmesini öngörüyordu.
ABD-İran Mutabakatı ve Bölgesel Etkileri
ABD ve İran arasında son haftalarda varılan mutabakat, savaşın sona erdirilmesi ve bölgede istikrarın sağlanması amacıyla taraflar arasında dolaylı görüşmeleri içeriyordu. Mutabakat kapsamında İran'ın Hizbullah üzerindeki etkisini sınırlaması ve İsrail'in de askeri operasyonlarını durdurması bekleniyordu. Ancak son saldırı, bu anlaşmanın ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Uzmanlar, İsrail'in bu saldırıyla ABD-İran mutabakatına meydan okuduğunu ve Lübnan'daki askeri varlığını sürdürme niyetinde olduğunu belirtiyor. Bölgede biriken gerginlik, tansiyonun yeniden yükselmesine ve ateşkesin tamamen çökmesine yol açabilir. Aynı zamanda Lübnan hükümeti, uluslararası topluma çağrıda bulunarak İsrail'in saldırılarının durdurulması için acil müdahale istedi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme Türkiye'nin bölgesel güvenliği ve dış politikası açısından önem taşıyor. Suriye'deki istikrarsızlığa bir de Lübnan'daki olası bir çatışma eklenirse, Türkiye'nin güney sınırlarında yeni bir kriz riski doğabilir. Ayrıca, İsrail-Filistin çatışmasının Lübnan'a sıçraması, Türkiye'nin aktif arabuluculuk rolünü daha da zorlaştırabilir. Ankara, bölgede istikrarın korunması ve sivil kayıpların önlenmesi için diplomatik girişimlerini artırabilir.