İsrail güçleri, işgal altındaki Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus kenti yakınlarında düzenledikleri saldırıda üç Filistinliyi öldürdü. Yerel sağlık yetkilileri, saldırıda ölenlerin kimliklerinin henüz belirlenemediğini, çok sayıda kişinin de yaralandığını açıkladı. Olay, bölgede ateşkes müzakerelerinin devam ettiği hassas bir dönemde yaşandı. Görgü tanıkları, İsrail askerlerinin Han Yunus'un doğusundaki bir bölgede yoğun ateş açtığını ve ardından bölgeye zırhlı araçlarla girdiğini aktardı.
Gelişmenin Arka Planı
Han Yunus, 7 Ekim 2023'te başlayan ve yaklaşık dokuz aydır devam eden İsrail saldırılarının en yoğun yaşandığı bölgelerden biri. İsrail ordusu, Hamas'ın 'son kalesi' olarak nitelendirdiği bu kentte kara operasyonlarını sürdürüyor. Son haftalarda İsrail güçleri, Han Yunus'un batı mahallelerine yönelik saldırılarını yoğunlaştırmış, on binlerce Filistinliyi yerinden etmişti. Birleşmiş Milletler verilerine göre Gazze nüfusunun büyük bölümü şu anda insani koşulların giderek kötüleştiği Han Yunus ve çevresindeki bölgelerde toplanmış durumda.
İsrail ordusu tarafından yapılan açıklamada, saldırının 'Hamas militanlarına yönelik olduğu' öne sürüldü. Ancak Filistinli sağlık görevlileri, ölenlerin sivil olduğunu belirtti. Çatışmaların yaşandığı bölgeden yapılan görüntülerde, saldırı sonrası yıkılan binalar ve yaralıların taşındığı anlar yer aldı. Yerel kaynaklar, ölenlerin arasında bir kadın ve iki gencin bulunduğunu iddia etti.
İsrail askerlerinin, Filistinlilere ait evlere ve tarım arazilerine ateş açtığı, ardından operasyon düzenlediği belirtildi. Bölgede yaşayanlar, tank ateşi ve hava saldırılarının gece boyunca devam ettiğini ifade etti. Hamas tarafından yapılan açıklamada, saldırının 'sivilleri hedef aldığı' ve 'karşılık verileceği' belirtildi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu saldırı, uluslararası toplumun ateşkes çağrılarının yoğunlaştığı bir dönemde gerçekleşti. Mısır ve Katar arabuluculuğunda yürütülen müzakerelerde tarafların, esir takası ve kalıcı ateşkes konusunda uzlaşmaya yaklaştığı yönünde haberler basına yansımıştı. Ancak İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun, 'Hamas tamamen yok edilmeden savaşın bitmeyeceği' yönündeki açıklamaları, müzakerelerin geleceğine ilişkin endişeleri artırıyor.
BM Güvenlik Konseyi'nin geçtiğimiz haftalarda kabul ettiği ateşkes kararına rağmen İsrail'in saldırılarını sürdürmesi, uluslararası kamuoyunda sert tepkilere yol açtı. Güney Afrika'nın Uluslararası Adalet Divanı'nda (UAD) İsrail aleyhine açtığı soykırım davası devam ederken, UAD'nin İsrail'in Refah operasyonunu durdurması yönündeki kararı da uygulanmış değil. Avrupa Birliği ve bazı ülkeler, İsrail'e yaptırım uygulanması çağrısında bulunuyor.
Öte yandan, İran destekli grupların Lübnan ve Suriye'de İsrail'e yönelik saldırıları da sürüyor. Bölgesel bir çatışmanın kaçınılmaz olduğu yorumları yapılırken, İsrail'in Gazze'deki operasyonlarını genişletmesi, Orta Doğu'daki dengeleri yeniden şekillendiriyor. Mısır, Ürdün ve Suudi Arabistan gibi ülkeler, İsrail'in saldırılarını kınarken, ABD'nin İsrail'e verdiği desteğin sürmesi, Arap kamuoyunda hayal kırıklığı yaratıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarını en sert şekilde kınayan ülkeler arasında yer alıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İsrail'i 'terör devleti' olarak nitelendirirken, Ankara'nın Filistin davasına verdiği destek, iç kamuoyunda ve İslam dünyasında geniş yankı buluyor. Bu gelişme, Türkiye'nin bölgedeki diplomatik inisiyatiflerini etkileyebilir. Ankara'nın, ateşkes sağlanmasına yönelik arabuluculuk çabalarına hız vermesi bekleniyor. Öte yandan, Türkiye ile İsrail arasındaki ticari ilişkilerin kesilmesi ve ekonomik yaptırımlar gündemde. Türkiye'nin, Filistin halkına yönelik insani yardımlarını sürdürmesi ve uluslararası platformlarda soykırım suçlamalarını dile getirmesi, bu tür olayların ardından daha da önem kazanıyor.