İsrail güçleri, Gazze Şeridi'nde geçtiğimiz hafta boyunca düzenlediği saldırılarda çok sayıda çocuğun hayatını kaybetmesine ve hastanelerin vurulmasına neden oldu. İşgal altındaki Batı Şeria'da ise yeni yerleşim birimleri, yıkımlar ve ordu destekli Yahudi yerleşimci baskınlarıyla Filistinlilere yönelik baskı her geçen gün artıyor. BM verilerine göre, yalnızca son bir haftada Gazze'de 50'den fazla çocuk öldürüldü, iki büyük hastane ağır hasar aldı. Bu saldırılar, uluslararası toplumun ateşkes çağrılarına rağmen İsrail'in askeri operasyonlarını yoğunlaştırdığı bir dönemde gerçekleşiyor.
Gelişmenin Arka Planı
İsrail ordusu, 7 Ekim 2023'te başlayan ve halen devam eden geniş çaplı operasyonlar kapsamında Gazze'nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı ve çevresine ağır bombardıman düzenledi. Saldırılarda, Aş Şifa Hastanesi'nin acil servis bölümü ve Endonezya Hastanesi'nin pediatri kanadı vuruldu. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), hastanelere yönelik saldırıların savaş suçu teşkil edebileceği uyarısında bulundu. İsrail, hedeflerin Hamas militanlarına ait olduğunu iddia ederken, hastane yetkilileri ölenlerin tamamına yakınının sivil olduğunu belirtti.
Batı Şeria'da ise İsrail ordusu, özellikle Nablus ve Cenin kentlerinde düzenlediği baskınlarda yüzlerce Filistinliyi gözaltına aldı. Yahudi yerleşimcilerin, ordunun koruması altında Filistinlilere ait zeytinliklere ve tarım arazilerine saldırdığı bildirildi. İsrail sivil yönetimi, 200'den fazla Filistin yapısını yıkarken, binlerce kişi evsiz kaldı. İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), bu yıkımların uluslararası hukuka aykırı olduğunu ve kolektif cezalandırma niteliği taşıdığını açıkladı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Gazze'deki son saldırılar, Mısır ve Katar'ın arabuluculuğunda yürütülen ateşkes müzakerelerini de olumsuz etkiledi. Hamas, İsrail'in saldırıları durdurmadığı sürece müzakerelere dönmeyeceğini duyurdu. İran, İsrail'in eylemlerini 'soykırım' olarak nitelerken, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi bölge ülkeleri de saldırıları kınadı. ABD Başkanı Joe Biden, İsrail'in kendini savunma hakkını desteklerken, sivil kayıpların azaltılması için ‘somut adımlar’ atılması çağrısında bulundu. Avrupa Birliği ise hastanelere yönelik saldırıları ‘kabul edilemez’ olarak değerlendirdi ve bağımsız bir soruşturma talep etti. BM Güvenlik Konseyi, ateşkes kararı için oylamaya hazırlanırken, ABD'nin muhtemel vetosu kararın geçmesini engelleyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Gazze'deki saldırıları şiddetle kınarken, Cumhurbaşkanı Erdoğan İsrail'in bölgedeki eylemlerini 'devlet terörü' olarak niteledi. Ankara, Mısır ve Katar'la birlikte insani yardımların bölgeye ulaştırılması için diplomasi yürütüyor. Ancak İsrail'in Liman İdaresi'nin, Türk yardım gemilerine izin vermemesi ikili ilişkilerde yeni bir gerginlik yarattı. Bu gelişme, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki enerji politikalarını ve Mavi Vatan doktrinini doğrudan etkileyen bir güvenlik sorunu haline gelebilir. Ayrıca, İsrail'in Batı Şeria'daki yayılmacı politikaları, Türkiye'nin Filistin devletine verdiği desteği daha da güçlendirecek ve bölgesel dengeleri değiştirebilecek bir faktör olarak öne çıkıyor.