İsrail savaş uçaklarının Gazze Şeridi'nin farklı noktalarına düzenlediği hava saldırılarında sekiz Filistinli hayatını kaybetti, 12 kişi yaralandı. Ölenler arasında iki çocuğun bulunduğu bildirildi. Saldırılar, daha önce yerlerinden edilmiş ailelerin sığındığı bölgeleri de vurdu. Filistin Sağlık Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, saldırıların özellikle sivil yerleşim alanlarını hedef aldığı belirtildi. Olay, uluslararası toplumun insani ateşkes çağrılarına rağmen İsrail'in askeri operasyonlarını sürdürdüğü bir dönemde gerçekleşti. Bölgedeki hastaneler yaralı sayısının artabileceği uyarısında bulunurken, kurtarma ekipleri enkaz altında kalanları arama çalışmalarına devam ediyor.
Saldırıların arka planı
İsrail ordusu, hava saldırılarının Hamas militanlarına ait hedeflere yönelik olduğunu öne sürdü. Ancak Filistinli kaynaklar, vurulan bölgelerde sivil altyapının büyük zarar gördüğünü aktarıyor. Gazze'nin kuzeyinde yer alan bir okul ve çevresindeki konutların da saldırılarda hasar aldığı bildirildi. Birleşmiş Milletler verilerine göre, çatışmaların başladığı Ekim 2023'ten bu yana Gazze'de ölenlerin sayısı 45 binin üzerine çıktı. Bunların önemli bir kısmının kadın ve çocuklardan oluşması, uluslararası hukuk açısından tartışmaları beraberinde getiriyor. İnsan hakları örgütleri, İsrail'in sivillere karşı orantısız güç kullandığını savunuyor. İsrail hükümeti ise Hamas'ın sivil alanları askeri amaçla kullandığını iddia ederek saldırıları meşrulaştırmaya çalışıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Gazze'deki son saldırılar, İsrail ile İran destekli gruplar arasındaki gerilimin tırmandığı bir döneme denk geldi. Lübnan sınırında Hizbullah ile yaşanan çatışmalar ve Yemen'deki Husilerin Kızıldeniz'de ticari gemilere yönelik saldırıları, bölgesel bir savaş endişesini artırıyor. ABD ve Avrupa Birliği, İsrail'e desteğini sürdürmekle birlikte sivil kayıpların azaltılması çağrısında bulunuyor. Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu hakkında savaş suçu iddiasıyla çıkardığı tutuklama kararı, Tel Aviv yönetimini uluslararası alanda daha da yalnızlaştırdı. Öte yandan Mısır ve Katar'ın arabuluculuğunda yürütülen ateşkes müzakerelerinden henüz somut bir sonuç alınamadı. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde ise Rusya ve Çin'in İsrail'e yaptırım önerileri ABD'nin vetosuyla engelleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İsrail'in Gazze operasyonlarına yönelik en sert tepki gösteren ülkelerden biri. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail'in uluslararası hukuku ihlal ettiğini belirterek Netanyahu hükümetini 'soykırım' yapmakla suçluyor. Ankara, insani yardım koridoru açılması ve kalıcı ateşkes için diplomatik girişimlerini sürdürüyor. Bu durum, Türkiye'nin bölgedeki nüfuzunu artırma çabası olarak yorumlanabilir. Aynı zamanda İsrail ile ticari ilişkilerdeki gerginlik, ekonomik boyutu da etkiliyor. Türkiye, Filistin davasına verdiği destekle İslam dünyasında prestij kazanırken, Batılı müttefikleriyle zaman zaman zorlu bir diplomasi yürütmek zorunda kalıyor. Gazze'deki kriz, Türk dış politikasında Doğu Akdeniz ve Ortadoğu'daki dengeleri yeniden şekillendirme potansiyeli taşıyor.