İran ordusu, ABD'nin Ortadoğu'daki askeri üslerine yönelik saldırıların 'nihai zafere' kadar devam edeceğini duyurdu. İran Silahlı Kuvvetleri Sözcüsü Tuğgeneral Seyyid Ahmed Mousavi, yaptığı açıklamada, İran destekli grupların Irak ve Suriye'deki ABD üslerine düzenlediği saldırıların, Amerikan güçlerinin bölgeden tamamen çekilmesine kadar süreceğini belirtti. Açıklama, İran'ın ABD ile arasındaki gerilimin yeni bir boyuta taşındığı bir dönemde geldi. İran yönetimi, ABD'nin bölgedeki varlığını 'işgal' olarak nitelendirirken, bu saldırıların meşru müdafaa kapsamında olduğunu savunuyor.
Gelişmenin Arka Planı
İran ordusunun bu açıklaması, ABD'nin İran destekli milislere yönelik artan askeri operasyonlarına bir yanıt olarak değerlendiriliyor. Son haftalarda, ABD güçleri Irak ve Suriye'de İran'a bağlı grupların mevzilerine hava saldırıları düzenlerken, İran yanlısı milisler de ABD üslerini roket ve insansız hava araçlarıyla hedef aldı. Çatışmaların odağında özellikle Irak'ın batısındaki Ayn el-Asad üssü ve Suriye'nin kuzeydoğusundaki petrol sahalarını koruyan ABD askerleri bulunuyor. Ortadoğu'daki ABD varlığı, İran tarafından 'bölgesel istikrarı bozan' bir faktör olarak görülürken, Washington yönetimi bu saldırıları 'terörizm' olarak nitelendiriyor.
Tahran'dan yapılan açıklamalarda, ABD'nin 'bölgeden tamamen çekilmesi' talebi sık sık gündeme getiriliyor. İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan da geçtiğimiz günlerde yaptığı bir konuşmada, 'ABD'nin Ortadoğu'da kalıcı bir varlığının olmadığını ve sonunda çekilmek zorunda kalacağını' söylemişti. Uzmanlar, İran'ın bu açıklamalarının, bölgesel nüfuzunu pekiştirme ve ABD'yi müzakere masasına zorlama stratejisinin bir parçası olduğunu belirtiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İran-ABD gerilimi, Ortadoğu'da bir süredir devam eden vekalet savaşlarının en sıcak cephelerinden birini oluşturuyor. Bu durum, İsrail ve Suudi Arabistan gibi bölge ülkelerini de yakından ilgilendiriyor. İsrail, İran'ın Suriye'deki askeri varlığını tehdit olarak görürken, Suudi Arabistan ise İran destekli Husilerin Yemen'deki saldırılarıyla karşı karşıya. Öte yandan, Rusya'nın Ukrayna savaşı ile meşgul olduğu bir dönemde, ABD'nin Ortadoğu'daki askeri angajmanı küresel güç dengeleri açısından da kritik. Çin'in bölgede artan nüfuzu, ABD'yi Ortadoğu'da daha aktif bir politika izlemeye itiyor. İran'ın bu açıklaması, ABD'nin bölgedeki müttefiklerinde endişe yaratırken, uluslararası kamuoyu da tırmanan gerilimin bir savaşa dönüşmesinden çekiniyor.
Tahran yönetiminin 'zafere kadar saldırı' söylemi, aslında bir yandan da iç kamuoyuna yönelik bir mesaj olarak değerlendiriliyor. Ekonomik yaptırımlar altında zor günler geçiren İran'da, hükümet dışarıdaki 'kahramanca' söylemlerle halkın desteğini canlı tutmaya çalışıyor. Ancak uzmanlar, bu söylemlerin bir süre sonra İran'ı taahhütlerinden dönemeyeceği bir noktaya getirme riski taşıdığı uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran'ın bu açıklaması, Türkiye'nin komşusu İran ile ilişkilerini ve bölgesel güvenliğini yakından ilgilendiriyor. Türkiye, bir yandan İran ile ekonomik ve enerji alanında iş birliğini sürdürürken, diğer yandan da ABD ile NATO müttefiki olarak stratejik bağlarını koruyor. İran'ın ABD üslerine yönelik saldırı tehdidi, Türkiye'nin sınır güvenliğini ve özellikle Irak'ın kuzeyindeki PKK varlığına karşı yürüttüğü operasyonları etkileyebilir. Ayrıca, İran'la artan gerilim, Türkiye'nin enerji ithalatında önemli bir paya sahip olan İran doğalgazının sevkiyatını da riske atabilir. Bu nedenle, Ankara'nın hem Tahran hem de Washington ile diyalog kanallarını açık tutarak bölgede denge politikası izlemesi bekleniyor.