JP Morgan Varlık Yönetimi sabit getirili portföy yöneticisi Kelsey Berro, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) bu hafta açıklayacağı faiz kararında herhangi bir muhalif oy çıkmasının beklenmediğini belirtti. Berro, ayrıca ABD ile İran arasında varılan anlaşmanın tahvil piyasasında yarattığı etkiyi değerlendirdi. Fed'in 14 Aralık'ta sona erecek iki günlük toplantısının ardından faiz oranlarını 25 baz puan artırarak yüzde 4,25-4,50 aralığına yükseltmesi bekleniyor. Berro, kararın oybirliğiyle alınacağını öngörürken, piyasaların Fed Başkanı Jerome Powell'ın açıklamalarına odaklanacağını söyledi.
Gelişmenin arka planı
Fed'in bu haftaki toplantısı, yılın son faiz kararı olması açısından büyük önem taşıyor. Enflasyonun yüzde 2 hedefinin üzerinde seyretmesi ve iş gücü piyasasının güçlü kalması, Fed'in sıkı para politikasını sürdürmesine neden oluyor. Ancak son aylarda enflasyon verilerinde yavaşlama sinyalleri, faiz artış hızının azaltılabileceğine işaret ediyor. Berro, piyasanın Fed'in 2024 yılında faiz indirimlerine başlayacağına dair beklentilerinin abartılı olabileceğini, ancak karar metninde bu yönde bir ipucu aranacağını ifade etti.
ABD-İran anlaşması ise, esir takası ve İran'ın dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılmasını içeriyor. Berro, anlaşmanın jeopolitik riskleri azaltarak petrol fiyatları üzerinde baskı oluşturduğunu ve bunun da tahvil piyasasında olumlu karşılandığını belirtti. Ancak anlaşmanın kalıcı olup olmadığı konusunda temkinli olunması gerektiğini vurguladı.
Bölgesel ve küresel boyut
Fed kararları, gelişmekte olan ülkeler başta olmak üzere küresel piyasaları doğrudan etkiliyor. ABD faizlerinin yüksek seyretmesi, doların güçlenmesine ve gelişmekte olan ülke para birimlerinin değer kaybetmesine yol açıyor. Türkiye gibi yüksek enflasyon ve cari açık sorunu yaşayan ülkeler için bu durum ek risk oluşturuyor. Öte yandan, ABD-İran anlaşmasının bölgesel yansımaları da olabilir. Anlaşma, İran'ın uluslararası alanda izolasyonunu kısmen sona erdirirken, Körfez ülkeleri ve İsrail tarafından endişeyle karşılanıyor. Türkiye ise İran'la enerji ticareti ve sınır güvenliği açısından anlaşmayı yakından takip ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Fed'in faiz kararı ve ABD-İran anlaşması, Türkiye ekonomisi ve dış politikası için çeşitli etkiler barındırıyor. Fed faizlerinin yüksek kalması, Türk lirası üzerindeki baskıyı artırabilir ve Merkez Bankası'nın faiz indirim alanını daraltabilir. ABD-İran anlaşması ise İran'la enerji ticareti yapan Türkiye için kısa vadede olumlu olsa da, anlaşmanın kalıcılığı belirsiz. Ayrıca, ABD'nin İran'a yönelik yaptırımları gevşetmesi, Türkiye'nin enerji arz güvenliğini kısmen rahatlatabilir. Ancak bölgesel dengelerdeki değişim, Türkiye'nin Suriye ve Irak politikalarını da etkileyebilir.