Çin Halk Cumhuriyeti, Demokratik Kongo Cumhuriyeti'ne (DKC) beş kişilik bir sağlık ekibi göndererek, ülkenin kuzeydoğusundaki maden bölgesinde hızla yayılan Ebola salgınına karşı üç aylık bir saha misyonu başlattı. Bu adım, ABD'nin bölgedeki sağlık yardımlarını azaltmasının ardından Pekin'in artan etkisini gösteriyor. Epidemiyoloji, klinik tıp ve laboratuvar uzmanlarından oluşan ekip, Çin'in Afrika'daki maden yatırımlarının yoğun olduğu bölgede salgını kontrol altına almayı hedefliyor.
Ebola salgınının boyutu ve Çin'in müdahalesi
DKC Sağlık Bakanlığı verilerine göre, son üç ayda Kuzey Kivu eyaletinde 100'den fazla Ebola vakası tespit edildi ve bunların 50'si ölümle sonuçlandı. Salgın, özellikle altın ve kobalt madenlerinin bulunduğu Ituri bölgesinde yoğunlaşıyor. Çin, bölgedeki maden yatırımları nedeniyle salgının yayılmasını engellemek istiyor. Çinli ekip, DKC'deki mevcut sağlık altyapısını güçlendirmek ve yerel personeli eğitmek için Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ile iş birliği yapacak.
Çin'in bu hamlesi, ABD'nin Afrika'daki sağlık programlarını kesmesinin ardından geldi. ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı (USAID), geçtiğimiz aylarda DKC'deki Ebola ile mücadele fonlarını yüzde 40 oranında azalttı. Bu durum, bölgedeki sağlık hizmetlerinde bir boşluğa yol açtı. Çin ise bu boşluğu doldurmak için hızla harekete geçti. Beijing, Afrika kıtasında sağlık diplomasisi yoluyla nüfuzunu artırma stratejisini sürdürüyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Çin'in DKC'deki varlığı, sadece sağlıkla sınırlı değil. Ülke, Kongo'daki büyük maden şirketleri aracılığıyla önemli ekonomik çıkarlara sahip. Özellikle elektrikli araç bataryalarında kullanılan kobalt rezervlerinin büyük bir kısmı DKC'de bulunuyor. Çin, bu kaynaklara erişimini güvence altına almak için sağlık projelerine yatırım yapıyor. Ayrıca, Çinli sağlık ekipleri daha önce Batı Afrika'da Ebola salgınıyla mücadelede de görev almıştı. Bu deneyim, Çin'in küresel sağlık krizlerinde artan rolünü gösteriyor.
Uzmanlar, Çin'in bu tür yardımlarının, ABD ve Avrupa'nın azalan etkisi karşısında Afrika'da yeni bir güç dengesi oluşturduğuna dikkat çekiyor. DSÖ, Çin'in müdahalesini memnuniyetle karşılarken, uluslararası toplumun salgınla mücadelede iş birliğinin önemini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Demokratik Kongo Cumhuriyeti'ndeki bu gelişme, Türkiye'nin Afrika politikasını yakından ilgilendiriyor. Türkiye, son yıllarda Sahra Altı Afrika'da ticari ve diplomatik ilişkilerini güçlendirirken, sağlık alanında da iş birliği fırsatları arıyor. Çin'in bölgedeki artan etkisi, Türkiye için rekabet unsuru olabilir. Ancak Türkiye, Çin ile iş birliği yaparak veya DSÖ aracılığıyla bu tür sağlık krizlerinde yer alabilir. Öte yandan, ABD'nin geri çekilmesi, Türkiye'ye Afrika'da daha fazla inisiyatif alma fırsatı sunabilir. Türkiye'nin sağlık turizmi ve tıbbi malzeme ihracatı kapasitesi, bu tür krizlerde kullanılabilecek önemli araçlar arasında yer alıyor.