Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, Haiti'de giderek derinleşen çete şiddeti karşısında uluslararası toplumun kayıtsız kaldığını belirterek, küresel aktörlerin bu krizde başarısız olduğunu ifade etti. Guterres, yaptığı açıklamada Haiti halkının 'terk edilmiş' durumda olduğunu vurgularken, ülkenin güvenlik ve insani krizle başa çıkmak için acil desteğe ihtiyaç duyduğunu söyledi.
Arka plan: Haiti'de çete şiddeti ve siyasi çöküş
Haiti, Temmuz 2021'de Devlet Başkanı Jovenel Moise'in suikasta uğramasının ardından siyasi istikrarsızlık ve güvenlik boşluğuyla sarsılıyor. Moise'in ölümünden sonra başbakanlık görevini üstlenen Ariel Henry, ülkeyi yönetmekte zorlanırken, silahlı çeteler başkent Port-au-Prince ve çevresinde kontrolü ele geçirmiş durumda. Çeteler, cinayet, adam kaçırma, gasp ve tecavüz gibi suçlarla halkı terör altında tutuyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre, 2023 yılında Haiti'de çete şiddeti nedeniyle 8 bin 400'den fazla kişi hayatını kaybetti veya yaralandı. Ayrıca, 300 binden fazla kişi evlerini terk etmek zorunda kaldı.
Guterres, Haiti'deki krizin sadece güvenlik boyutuyla sınırlı olmadığını, aynı zamanda insani felaket boyutlarına ulaştığını kaydetti. Ülkede 5 milyondan fazla insanın akut gıda güvensizliğiyle karşı karşıya olduğunu belirten BM yetkilisi, kolera salgınının da yeniden ortaya çıktığını ve sağlık sisteminin çökmek üzere olduğunu ifade etti. Uluslararası toplumun Haiti'ye yönelik yardım taahhütlerinin yalnızca yüzde 30'unun yerine getirildiğine dikkat çeken Guterres, bunun kabul edilemez olduğunu söyledi.
Bölgesel ve küresel boyut: Karayipler'de istikrarsızlık dalgası
Haiti'deki çöküş, sadece bu ülkeyi değil, tüm Karayipler bölgesini etkiliyor. Çete şiddeti ve ekonomik çöküş, Haiti'den komşu ülkelere yönelik düzensiz göç dalgalarını tetikliyor. Özellikle Dominik Cumhuriyeti, Haiti'den gelen yoğun göç baskısı altında. ABD ise Haiti'deki krizin bölgesel güvenlik ve uyuşturucu kaçakçılığı üzerindeki etkilerinden endişe duyuyor. BM, Haiti'ye bir uluslararası güç gönderilmesi çağrısı yaparken, Kenya liderliğinde bir çokuluslu misyonun konuşlandırılması planlanıyor. Ancak bu misyonun finansmanı ve lojistiği konusunda uluslararası toplum yeterli desteği sağlamış değil.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Haiti krizi, Türkiye'nin doğrudan bir dış politika önceliği olmasa da, küresel insani kriz yönetimi ve BM sistemi içindeki işbirliği açısından önem taşıyor. Türkiye, Afrika ve Karayipler'deki kalkınma işbirliği projeleriyle biliniyor; Haiti'ye yönelik insani yardım çağrılarına katkı sağlaması, Türkiye'nin uluslararası sorumluluk paylaşımındaki rolünü pekiştirebilir. Ayrıca, Haiti'deki istikrarsızlığın Karayipler'de yaratacağı göç ve güvenlik dalgaları, dolaylı olarak Türkiye'nin ticaret ve enerji rotaları üzerinden etkili olabilir. Bu nedenle, krizin gelişimi izlenmeli ve BM çatısı altında çokuluslu çabalara destek verilmelidir.