İngiltere'de Nigel Farage liderliğindeki aşırı sağcı ve göçmen karşıtı Reform UK partisi, Wellingborough ara seçiminde bir darbe daha aldı. 'Korkunç' olarak nitelendirilen bu sonuç, partinin kamuoyunda artan tepkiler ve adayının geçmişte yaptığı saldırgan yorumlar nedeniyle oylarının eridiğini gösteriyor. Adayın Müslümanlar ve etnik azınlıklar hakkındaki sözleri, partiyi zor durumda bıraktı. İlerici grupların oluşturduğu koalisyon ise Reform UK'nin oy tabanını ciddi şekilde aşındırdı.
Gelişmenin arka planı
Reform UK, eski Brexit Partisi lideri Nigel Farage'ın göçmenlik karşıtı söylemlerle büyüttüğü bir siyasi hareket. Ancak son ara seçimlerde üst üste alınan başarısızlıklar, partinin seçmen nezdinde itibar kaybettiğini ortaya koyuyor. Wellingborough'da yarışan aday, geçmişte yaptığı bir konuşmada 'ülkenin Müslüman göçmenler tarafından istila edildiğini' iddia etmiş ve bu sözler büyük tepki çekmişti. Parti yönetimi adayı savunmaya çalışsa da, skandal oylara doğrudan yansıdı.
Seçim sonuçlarına göre Reform UK, oylarını artırmak bir yana, önceki seçime göre yüzde 5 civarında oy kaybı yaşadı. Bu düşüşte, ilerici partilerin ve sivil toplum kuruluşlarının oluşturduğu 'Kapsayıcılık Koalisyonu'nun etkili olduğu belirtiliyor. Koalisyon, seçmenleri 'nefret söylemine karşı birleşmeye' çağırarak Reform UK'nin oy tabanını hedef aldı.
Bölgesel ve küresel boyut
Reform UK'nin yaşadığı bu seçim yenilgisi, yalnızca yerel değil, küresel ölçekte de yankı buldu. Avrupa genelinde yükselen aşırı sağ hareketlerin benzer zorluklarla karşılaşabileceği yorumları yapılıyor. Analistler, göçmen karşıtı partilerin radikal söylemlerinin ılımlı seçmeni kaçırdığını ve bu nedenle sandıkta cezalandırıldığını ifade ediyor. Öte yandan, İngiltere'de ana akım partiler (Muhafazakârlar ve İşçi Partisi) ara seçimlerde güç kazanırken, Farage'ın partisi marjinalleşiyor.
Uzmanlar, bu sonucun Kasım 2024'te yapılması beklenen genel seçim öncesinde Reform UK için büyük bir uyarı olduğu görüşünde. Partinin göçmenlik karşıtı söylemi artık eskisi kadar etkili olmayabilir; zira İngiliz seçmenin öncelikleri enflasyon, sağlık ve konut gibi somut ekonomik sorunlara kaymış durumda.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Nigel Farage'ın partisinin zayıflaması, Türkiye-İngiltere ilişkilerinde doğrudan bir değişiklik yaratmasa da, Avrupa'da yükselen aşırı sağın toplumsal kabulünün sınırlarını göstermesi açısından önemli. Türkiye, Avrupa'da göçmen karşıtı partilerin güç kazanması halinde diplomatik ve ekonomik zorluklarla karşılaşabilir. Ancak Reform UK'nin oy kaybı, bu tür partilerin seçmen nezdinde sürekli olarak cezalandırılabileceğini gösteriyor. Türkiye için asıl ders, Avrupa'da aşırı sağın yükselişinin önlenebilir olduğu ve ilerici ittifakların etkili olduğudur. Bu durum, Türk dış politikasının Avrupa'da ılımlı güçlerle işbirliğini teşvik etmesi gerektiğini ortaya koyuyor.