Bangladeş, yıllardır süren aşılama kampanyaları sayesinde kızamıkla mücadelede önemli ilerlemeler kaydetmişti. Ancak son aylarda ülkede hızla yayılan bir kızamık salgını, hastaneleri kapasitelerinin üzerinde zorluyor ve çocuk ölümlerini artırıyor. Yetkililer, 2023 yılı başından bu yana 120 binden fazla şüpheli ve doğrulanmış kızamık vakası bildirildiğini açıkladı. Salgın özellikle başkent Dakka ve çevresindeki yoğun nüfuslu bölgelerde etkili olurken, kırsal alanlarda da vakalar hızla artıyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve UNICEF, Bangladeş'teki durumun "endişe verici" olduğunu belirterek, acil müdahale çağrısında bulundu.
Salgının Arka Planı ve Nedenleri
Bangladeş, 2020 yılında kızamığı neredeyse tamamen ortadan kaldırmıştı. Ancak COVID-19 pandemisi sırasında aşılama oranlarında ciddi düşüşler yaşandı. Uzmanlar, birçok ebeveynin çocuklarını rutin aşı programlarına götürmekten çekindiğini ve aşılama hizmetlerine erişimin kısıtlandığını belirtiyor. Ayrıca, 2022'de yaşanan sel felaketleri ve siyasi istikrarsızlık da sağlık hizmetlerini olumsuz etkiledi. Ülkede beş yaş altı çocuklarda kızamık aşılama oranı yüzde 95'ten yüzde 80'lere kadar geriledi. Bu düşüş, salgının yeniden canlanmasına zemin hazırladı. Hastaneler artan vaka sayısı karşısında yetersiz kalırken, özellikle yetersiz beslenen çocuklar arasında ölüm oranı yükseliyor. Sağlık Bakanlığı, salgını kontrol altına almak için acil aşılama kampanyaları başlattı ancak kaynak yetersizliği nedeniyle kampanyalar yavaş ilerliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bangladeş'teki kızamık salgını, sadece ülke sınırları içinde kalmıyor. Hindistan, Myanmar ve Nepal gibi komşu ülkeler, Bangladeş'ten gelen sığınmacılar ve göçmenler aracılığıyla virüsün yayılabileceği endişesi taşıyor. Özellikle Myanmar'dan kaçarak Bangladeş'e sığınan yüz binlerce Rohingya mültecisi, kamplarda kötü koşullarda yaşadığı için salgına karşı daha savunmasız durumda. DSÖ, Güney Asya'da kızamık vakalarının genel olarak arttığını ve Bangladeş'teki salgının bölgesel bir krize dönüşebileceği uyarısında bulunuyor. Küresel olarak, pandemi sonrası birçok ülkede aşılama oranları düştü ve bu da kızamık gibi önlenebilir hastalıkların yeniden ortaya çıkmasına yol açtı. Dünya Sağlık Örgütü, 2023 yılında dünya genelinde kızamık vakalarında bir önceki yıla göre yüzde 79'luk bir artış olduğunu açıkladı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Güney Asya'daki salgınlardan doğrudan etkilenmese de, küresel sağlık güvenliği açısından durum dikkatle izlenmelidir. Bangladeş'teki salgın, pandemi sonrası dönemde aşılama oranlarının düşmesinin yaratabileceği riskleri bir kez daha gözler önüne seriyor. Türkiye, özellikle Suriye'den gelen mülteciler ve düzensiz göçmenler arasında benzer salgın riskleriyle karşı karşıya kalabilir. Sağlık Bakanlığı'nın rutin aşılama programlarını aksatmaması ve göçmen kamplarında hijyen koşullarını iyileştirmesi bölgesel istikrar için önem taşıyor. Ayrıca, Türkiye'nin Bangladeş'le ticari ve diplomatik ilişkileri göz önüne alındığında, sağlık alanında iş birliği yaparak salgının kontrol altına alınmasına katkı sağlaması olasıdır.