ABD ile İran arasında Umman'ın başkenti Maskat'ta devam eden dolaylı müzakereler, tarafların birbirlerine yönelik sert suçlamalarına ve bölgedeki askeri gerilimin tırmanmasına rağmen kesintiye uğramadı. CNN'in üst düzey diplomasi kaynaklarına dayandırdığı haberine göre, görüşmelerde ilerleme kaydediliyor ve tarafların anlaşmaya yaklaştığı belirtiliyor. Müzakere süreci, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik 'maksimum baskı' politikasının yumuşatılması ve Tahran yönetiminin nükleer programına ilişkin endişelerin giderilmesi amacıyla başlatılmıştı. Ancak son haftalarda her iki taraf da birbirini saldırganlıkla suçlarken, İran'ın Yemen'deki Husilere desteği ve ABD'nin bölgedeki askeri varlığını artırması gerginliği yükseltti.
Gelişmenin arka planı
ABD ve İran arasındaki müzakereler, Trump yönetiminin nükleer anlaşmadan çekilmesi ve İran'a yönelik yaptırımları yeniden uygulamaya koymasının ardından neredeyse tamamen durmuştu. Ancak son aylarda her iki taraf da diyalog sinyalleri vermeye başladı. Umman'ın arabuluculuğunda başlayan dolaylı görüşmelerde, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin sınırlandırılması, yaptırımların hafifletilmesi ve bölgesel güvenlik konuları ele alınıyor. CNN'in haberine göre, bu hafta Maskat'ta yapılan son tur görüşmelerde taraflar, bir 'anlaşma çerçevesi' üzerinde mutabakata varmaya yaklaştı. Ancak İran, ABD'nin yaptırımları kaldırması için somut adım atmadığını savunurken, ABD de İran'ın nükleer programını durdurması ve bölgedeki milis gruplara desteğini kesmesi konusunda ısrar ediyor.
Bu arada, bölgede askeri gerilim de tırmanıyor. ABD Donanması'na ait savaş gemilerinin Basra Körfezi'nde devriye gezmesi ve İran ordusunun askeri tatbikatlar düzenlemesi, iki ülke arasında bir çatışma riskini artırıyor. İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, yaptığı açıklamada 'Müzakereler devam ediyor ancak ABD'nin tehditkar tutumu anlaşmayı zorlaştırıyor' dedi. Öte yandan ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü ise 'Müzakere masasında ilerleme kaydedildiğini ancak henüz anlaşmaya varılmadığını' belirtti.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD-İran müzakereleri, yalnızca ikili ilişkileri değil, aynı zamanda bölgesel dengeleri de yakından ilgilendiriyor. İran'ın nükleer programına ilişkin bir anlaşma, Ortadoğu'da tansiyonu düşürebilir. Ancak İran'ın Yemen, Suriye ve Lübnan'daki nüfuz mücadelesi, Suudi Arabistan ve İsrail başta olmak üzere bölge ülkelerini endişelendiriyor. CNN'in haberinde, müzakerelerde İran'ın Yemen'deki Husilere verdiği desteğin de gündeme geldiği, ancak bu konuda henüz bir uzlaşma sağlanamadığı ifade ediliyor. Öte yandan, İran'ın Rusya ve Çin ile artan askeri ve ekonomik işbirliği, ABD'yi müzakere masasında daha fazla taviz vermeye zorlayabilir. Uzmanlar, olası bir anlaşmanın küresel petrol fiyatlarına da yansıyacağını ve uluslararası piyasalarda istikrar sağlayabileceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-İran müzakereleri, Türkiye açısından kritik bir öneme sahip. İran'la komşu olan ve ikili ticaret hacmini artırmak isteyen Türkiye, yaptırımlar nedeniyle ekonomik zorluklar yaşıyor. Olası bir anlaşma, Türkiye'nin enerji ithalatında yeni fırsatlar sunarken, bölgede istikrarın sağlanması güvenlik endişelerini azaltabilir. Ancak İran'ın nükleer faaliyetlerinin sınırlandırılması, Türkiye'nin enerji arz güvenliği açısından da belirleyici olacak. Ayrıca, İran'ın bölgesel nüfuzunun zayıflaması, Suriye ve Irak'taki Türk çıkarlarını olumlu veya olumsuz etkileyebilir. Türkiye'nin bu süreçte dengeli bir politika izleyerek hem ABD hem de İran'la diyaloğu sürdürmesi bekleniyor.