Donald Trump'ın ilk döneminde müzakere edilen ABD-Kanada-Meksika Ticaret Anlaşması'nın (USMCA) 30 Haziran'daki son yenileme süresinden önce yenilenmeyeceği neredeyse kesinleşti. Trump, bu sabah yaptığı açıklamada anlaşmayı bu tarihten önce yeniden yetkilendirmeyeceğini doğruladı. Bu gelişme, Kuzey Amerika ticaretinde büyük bir belirsizlik yaratırken, anlaşmanın tamamen sona ermesi durumunda bölgesel ticaretin 1994 öncesindeki gümrük tarifelerine dönme riski bulunuyor.
USMCA'nın Geleceği: Müzakere mi, Çöküş mü?
USMCA, 2020 yılında imzalanarak NAFTA'nın yerini almıştı. Ancak anlaşmanın 16 yıllık bir süresi var ve her altı yılda bir ortak incelemeye tabi tutulması gerekiyor. İlk inceleme 1 Temmuz 2026'da yapılacak, ancak taraflar 30 Haziran 2023'e kadar anlaşmayı yenilemek için anlaşmazlarsa, otomatik olarak gümrük tarifelerine dönüş başlayacak. Trump'ın son açıklaması, anlaşmanın bu ilk yenileme döneminde rafa kalkabileceğini gösteriyor.
ABD, Kanada ve Meksika arasındaki ticaret hacmi yıllık 1.5 trilyon doları aşıyor. Anlaşmanın sona ermesi, özellikle otomotiv, tarım ve enerji sektörlerinde ciddi aksamalara yol açabilir. Uzmanlar, ABD'li çiftçilerin Meksika pazarına erişiminin kısıtlanacağını, Kanada'nın ise ABD'ye olan enerji ihracatında sorun yaşayacağını belirtiyor.
Küresel Ticaret Savaşlarına Yeni Bir Cephe
USMCA'nın yenilenmemesi, sadece Kuzey Amerika'yı değil, küresel ticaret dinamiklerini de etkileyebilir. Trump yönetiminin korumacı politikaları, Avrupa Birliği ve Çin ile olan ticaret savaşlarına bir yenisini ekleyebilir. Özellikle Çin, Asya-Pasifik bölgesinde kendi ticaret bloklarını güçlendirirken, ABD'nin Kuzey Amerika'daki ortaklarıyla yaşadığı bu kriz, küresel tedarik zincirlerinde yeni kırılmalara neden olabilir. Meksika ve Kanada, alternatif pazarlar arayışına girebilir; bu da ABD'nin ekonomik nüfuzunu zayıflatabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
USMCA'nın akıbeti, Türkiye için doğrudan bir etki yaratmasa da, küresel ticaretteki korumacı dalganın derinleştiğini gösteriyor. Türkiye, AB ile Gümrük Birliği'nin güncellenmesi ve ABD ile ticari ilişkilerinin geleceği açısından bu gelişmeyi yakından izlemeli. Kuzey Amerika ticaretindeki belirsizlik, Türk ihracatçıları için alternatif pazarların daralması anlamına gelebilir; ancak aynı zamanda ABD'nin korumacılığı, Türkiye'nin Avrupa ve Asya pazarlarındaki rekabet gücünü artırabilir. Türk dış politikası, çok taraflı ticaret sisteminin zayıflamasına karşı daha esnek ve çeşitlendirilmiş bir strateji geliştirmelidir.