Rusya'nın Ukrayna'ya karşı başlattığı tam ölçekli savaş, 1569 günü geride bırakarak Birinci Dünya Savaşı'nın süresini geride bıraktı. 24 Şubat 2022'de başlayan işgal, dört yıl üç ayı aşkın süredir devam ediyor. Bu süreçte iki taraf da ağır kayıplar verirken, savaşın yıkıcılığı ve siper savaşları nedeniyle tarihçiler 1914-1918 arasındaki Büyük Savaş'la sık sık karşılaştırmalar yapıyor. Fransa 24 muhabiri Gulliver Cragg'ın aktardığına göre, cephe hattındaki piyade saldırıları ve topçu bombardımanları, Birinci Dünya Savaşı'ndaki muharebeleri anımsatıyor. Ancak modern teknolojinin kullanımı, özellikle insansız hava araçları ve siber saldırılar, bu savaşı öncekilerden ayırıyor.
Savaşın Geldiği Nokta ve İnsani Boyut
Rus kuvvetleri Ukrayna'nın doğu ve güneyinde kontrolü elinde tutarken, Ukrayna ordusu Batı'dan sağlanan askeri yardımlarla direnişini sürdürüyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre, savaşta 10 binden fazla sivil hayatını kaybetti, milyonlarca kişi yerinden edildi. Ukrayna topraklarının yaklaşık beşte biri Rus işgali altında. Enerji altyapısına yönelik saldırılar, ülke genelinde elektrik kesintilerine neden olurken, tarım arazilerinin mayınlanması gıda güvenliğini tehdit ediyor. Savaşın uzaması, Avrupa Birliği ve NATO ülkelerinde savaş yorgunluğuna yol açsa da, Batılı liderler Ukrayna'ya desteğin süreceğini vurguluyor.
Küresel Etkiler ve Jeopolitik Dengeler
Savaşın süresi, küresel ekonomik istikrarı da derinden etkiledi. Enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar, ABD ve Avrupa'da enflasyonu tetiklerken, Rusya'ya uygulanan yaptırımlar uluslararası ticaret akışını yeniden şekillendirdi. BRICS ülkeleri ve İran gibi devletlerle Rusya arasındaki askeri iş birliği, Batı bloku dışında alternatif bir güç odağı oluşmasına zemin hazırladı. Öte yandan, Ukrayna'nın NATO'ya olası üyelik müzakereleri, ittifak içinde tartışmalara yol açarken, savaşın bitiş şekli uluslararası hukuk ve güvenlik mimarisinin geleceğini belirleyecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Ukrayna savaşının uzaması, Türkiye için stratejik bir denge sorununu beraberinde getiriyor. Ankara, Montrö Sözleşmesi çerçevesinde Karadeniz'deki dengeleri korumaya çalışırken, hem Rusya hem Ukrayna ile ilişkilerini sürdürmeye özen gösteriyor. Savaşın ekonomik maliyeti, Türkiye'nin enerji ithalat faturasını artırırken, turizm ve ticaret akışını da olumsuz etkiliyor. Tahıl koridoru anlaşması gibi girişimlerde arabuluculuk yapan Türkiye, savaşın sona ermesi için diplomatik çabalarını yoğunlaştırsa da, çatışmanın tırmanma riski halen devam ediyor. Uzun vadede, Türkiye'nin NATO içindeki konumu ve Rusya'yla enerji ilişkileri, bu savaşın sonucundan doğrudan etkilenecek.