ABD Yüksek Mahkemesi'nin (Supreme Court) Haitili ve Suriyeli sığınmacılara yönelik Geçici Koruma Statüsü (TPS) kapsamındaki sınır dışı korumalarını kaldıran kararı, bu programdan yararlanan tüm ülke vatandaşları için 'kötü haber' olarak değerlendiriliyor. Mahkeme, Trump yönetiminin 2018'de başlattığı TPS iptal sürecinin önünü açarken, karar yaklaşık 300 bin kişinin geleceğini belirsizliğe sürükledi. Başkan Joe Biden yönetimi ise kararı 'insanlık dışı' olarak nitelendirirken, hukuki sürecin devam edeceği belirtiliyor.
TPS programı ve kararın ayrıntıları
Geçici Koruma Statüsü, 1990'da çıkarılan bir yasayla, ülkelerindeki savaş, doğal afet veya olağanüstü durumlar nedeniyle geçici olarak ABD'de kalmalarına izin verilen kişilere tanınıyor. Şu anda 16 ülkeden yaklaşık 300 bin kişi TPS sahibi durumunda. Trump yönetimi, 2018'de Haiti, El Salvador, Honduras, Nepal, Nikaragua ve Sudan gibi ülkelerin statüsünü sonlandırmaya karar vermiş, ancak bu kararlar yargı engeline takılmıştı. Yüksek Mahkeme'nin son kararı, özellikle Haiti ve Suriye için alınan iptal kararlarının uygulanabilir olduğunu teyit ediyor. Mahkeme, Trump yönetiminin TPS iptal yetkisini kullanabileceğine hükmederken, Biden yönetiminin konuyu yeniden değerlendirme hakkı saklı kaldı. Ancak uzmanlar, kararın emsal teşkil ederek diğer ülke vatandaşlarının da statülerinin sorgulanabileceği uyarısında bulunuyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Kararın etkileri, ABD sınırlarının ötesine taşınıyor. Haiti'deki siyasi istikrarsızlık ve şiddet olayları, ülkeyi terk edenlerin sayısını artırırken, TPS'nin kaldırılmasının bölge ülkelerine yeni bir göç dalgası yaratmasından endişe ediliyor. Benzer şekilde Suriye'deki iç savaşın 10. yılını doldurmasına rağmen TPS'nin sonlandırılması, Suriyeli mültecilerin ABD'den sınır dışı edilmesi riskini gündeme getiriyor. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR), kararı 'hayati korumaların ortadan kalkması' olarak değerlendirirken, insan hakları örgütleri de endişelerini dile getiriyor. Karar, ABD'nin göç politikasının yeniden şekillendiği bir dönemde, TPS'nin geleceğini tamamen belirsiz kılıyor. Kongre'deki bazı Demokratlar, TPS sahiplerine kalıcı oturum izni verecek bir yasa tasarısı sunmayı planladıklarını açıkladı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Karar, doğrudan Türkiyeli TPS sahiplerini etkilemese de, Türkiye'nin sığınmacı politikası ve ABD ile ilişkileri açısından önemli bir emsal teşkil ediyor. Türkiye, Suriyeli mültecilere geçici koruma sağlayan en büyük ülkelerden biri olarak, ABD'nin bu kararının mülteci hukuku ve uluslararası koruma rejimine etkisini yakından izliyor. Ayrıca ABD ile Suriye politikası bağlamında iş birliği yapan Türkiye, statüleri sonlandırılan Suriyelilerin ülkelerine dönüş güvenliği konusunda da endişeli. Karar, küresel göç yönetişiminde korumanın kırılganlığını bir kez daha gösterirken, Türk dış politikasının da sığınmacıların haklarını koruma yönündeki söylemini güçlendirebileceği yorumları yapılıyor.