Yunanistan'ın başkenti Atina'da bulunan Petralona semtinde dört katlı bir apartman bugün çöktü. En az 4 kişinin enkaz altında mahsur kaldığı belirtilirken, olay bölgesine çok sayıda itfaiye, sağlık ve AFAD benzeri arama-kurtarma ekibi sevk edildi. Yerel saatle öğle saatlerinde meydana gelen çökme, çevrede paniğe yol açtı. Yetkililer, enkaz altındaki vatandaşlara ulaşabilmek için yoğun çaba harcıyor. Olayın, yenileme çalışmaları sırasında mı yoksa yapısal bir sorundan mı kaynaklandığı henüz netleşmedi.
Kurtarma Çalışmaları ve Yapı Güvenliği Endişeleri
Atina İtfaiye Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, olay yerine en az 30 itfaiye aracı ve 100'den fazla personel gönderildiği bildirildi. Ekipler, akustik dinleme cihazları ve termal kameralar kullanarak enkaz altındaki mahsur kişilere ulaşmaya çalışıyor. Bölgede bulunan bir görgü tanığı, "Bir anda büyük bir gürültü duyduk, ardından toz bulutu yükseldi. Bina sanki kağıt gibi katlandı" ifadelerini kullandı. Petralona semti, tarihi yapıları ve dar sokaklarıyla bilinirken, birçok binanın deprem yönetmeliklerine uygun olmadığı yönünde eleştiriler bulunuyor. Yunanistan'da 2020'de yaşanan 6.7 büyüklüğündeki deprem sonrası bina stoku güvenliği tartışma konusu olmuştu.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Kentsel Dönüşüm ve Afet Yönetimi
Atina'daki bina çökmesi, sadece Yunanistan için değil, benzer yapı sorunları yaşayan Akdeniz ülkeleri için de bir uyarı niteliği taşıyor. Özellikle tarihi şehir merkezlerinde bulunan eski binaların denetimsiz olması ve kaçak kat eklemeleri sıkça görülüyor. Avrupa Birliği (AB), üye ülkelerin yapı güvenliğini artırmak için fonlar sağlasa da, uygulamada hala boşluklar bulunuyor. Bu tür olaylar, kentsel dönüşüm projelerinin hızlandırılması ve bina denetimlerinin sıkılaştırılması çağrılarını beraberinde getiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Atina'daki bina çökmesi, Türkiye'de de uzun süredir tartışılan kentsel dönüşüm ve yapı denetimi sorununu hatırlatıyor. Özellikle 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremlerinin ardından, benzer ihmallerin can kaybına yol açtığı gerçeğiyle yüzleşen Türkiye, bu tür olayları yakından takip ediyor. Yunanistan ile olan deprem diplomasisi ve afet yönetimi işbirliği, iki ülke arasındaki gergin ilişkilere rağmen ortak bir zeminde buluşulabileceğini gösteriyor. Bu olay, Türkiye'nin de bina güvenliği konusunda daha fazla önlem alması gerektiğini ortaya koyuyor. Ayrıca, Ege Denizi'ndeki deprem riski her iki ülke için de ortak tehdit oluşturuyor ve işbirliğini zorunlu kılıyor.