Venezuela, ülke tarihinin en yıkıcı depremlerinin ardından arama kurtarma çalışmalarının son safhasına girerken, enkaz altındaki son canlılara ulaşma çabaları devam ediyor. Dünyanın dört bir yanından gelen ekiplerin katıldığı çalışmalarda şu ana kadar 1.700'den fazla kişinin hayatını kaybettiği doğrulandı. On binlerce kişi ise hâlâ kayıp. Hükümetin sınırlı ve yavaş yardımı, halk arasında artan bir öfkeye yol açıyor. Depremde yıkılan binaların yetersiz denetimi ve zayıf altyapı da tepkilerin odak noktası.
Kurtarma çalışmaları ve geciken yardım
Yerel yetkililer, iki büyük depremin ardından özellikle başkent Caracas ve çevresindeki kentlerde ağır hasar oluştuğunu bildirdi. Kurtarma ekipleri, moloz yığınları altındaki son canlılara ulaşmak için zamanla yarışıyor. Ancak, depoların boş olması ve ağır iş makinelerinin yetersizliği çalışmaları yavaşlatıyor. Hükümet, uluslararası yardım çağrısında bulunsa da, lojistik eksiklikleri ve bürokratik engeller yardımların dağıtımını geciktiriyor. Sağlık ekipleri, yaralılara temel tıbbi müdahale yapmakta güçlük çekerken, hastanelerin kapasitesinin aşıldığı ifade ediliyor.
Öte yandan, sosyal medyada hükümete yönelik eleştiriler giderek artıyor. Başkan Nicolas Maduro yönetiminin afet yönetimindeki yetersizliği, protestolara yol açıyor. Yardım tırlarının yağmalandığı ve bazı bölgelerde asayişin sağlanamadığı haberleri geliyor. Muhalefet, hükümeti felaketi hafife almakla ve yardımları siyasileştirmekle suçluyor.
Bölgesel ve küresel boyutu
Venezuela'daki deprem, Latin Amerika'da derin bir yas ve dayanışma dalgası yarattı. Komşu ülkeler Kolombiya, Brezilya ve Meksika arama kurtarma ekipleri ve insani yardım gönderdi. ABD, kendi iç siyasi tartışmalarına rağmen, Venezuela'ya geçici olarak yaptırımları hafifletmeyi ve yardım malzemesi göndermeyi değerlendiriyor. Avrupa Birliği ise 15 milyon Euro'luk acil yardım paketi açıkladı. Birleşmiş Milletler, depremin ardından bölgede insani krizin derinleşebileceği uyarısında bulundu. Zaten ağır bir ekonomik krizle boğuşan ülkede, depremin etkileriyle başa çıkmak daha da zorlaşacak gibi görünüyor.
Uzmanlar, depremin büyüklüğü ve sığ odaklı olması nedeniyle yıkımın bu denli büyük olduğunu belirtiyor. Venezuela'nın deprem kuşağında yer almasına rağmen, bina yönetmeliklerine uyulmaması ve plansız kentleşme felaketin boyutlarını artırdı. Ülkedeki siyasi kutuplaşma da afet yönetimini olumsuz etkiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Venezuela'daki deprem felaketi, Türkiye'nin deprem gerçeğini bir kez daha hatırlatıyor. Türkiye, 2023 Kahramanmaraş depremlerinde benzer bir yıkım yaşamış ve uluslararası yardım çağrısı yapmıştı. Venezuela'daki geciken yardım ve yetersiz kriz yönetimi, Türkiye'deki afet hazırlık ve müdahale sistemlerinin önemini vurguluyor. Siyasi istikrarsızlık ve ekonomik krizin afetle mücadeleyi zorlaştırdığı Venezuela, Türkiye için dış politika açısından da bir sınav niteliği taşıyor. Ankara, bölgedeki etkisini artırmak amacıyla yardım teklifinde bulunabilir; ancak Venezuela'nın yakın müttefiki ABD ile ilişkiler dikkate alınmalıdır. Ayrıca, bu kriz Latin Amerika'da insani durumu daha da kötüleştirerek bölgesel göç dalgalarını tetikleyebilir, bu da Türkiye'nin dolaylı olarak etkilenebileceği bir gelişmedir.