Japon yeni, dolar karşısında üçüncü işlem seansında da değer kaybederek kritik 160 seviyesini test etti. Bu düşüşte, Körfez bölgesindeki jeopolitik gerilimlerin doları güçlendirmesi ve Japonya Merkez Bankası'nın (BoJ) faiz politikasına ilişkin belirsizlikler etkili oldu. Analistler, yenin zayıflamasının Asya piyasalarında dalgalanmaya yol açabileceği uyarısında bulunuyor.
Yendeki Düşüşün Arkasında Ne Var?
Japonya Merkez Bankası'nın ultra gevşek para politikasını sürdürmesi, yeni diğer majör para birimleri karşısında zayıflatıyor. BoJ, enflasyon hedefini yakalamak için negatif faiz oranlarını korurken, ABD Merkez Bankası (Fed) ve Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) faizleri yükseltmesi, dolar ve euronun cazibesini artırıyor. Ayrıca, Körfez'deki jeopolitik riskler (İran-Suudi Arabistan gerginliği ve Yemen'deki çatışmalar) yatırımcıları güvenli liman olarak dolara yöneltiyor.
Japonya'nın ticaret dengesi de yen üzerinde baskı yaratıyor. Ülkenin enerji ithalatına bağımlılığı, yüksek petrol fiyatları nedeniyle cari açığı büyütüyor. Bu durum, yenin değer kaybını hızlandıran bir faktör olarak öne çıkıyor.
Küresel Piyasalara Etkisi
Yenin zayıflaması, Asya borsalarında karışık bir seyre yol açtı. Japon hisse senetleri ihracatçı şirketlerin karlılık beklentileriyle yükselirken, Hong Kong ve Şanghay endeksleri geriledi. Dolar endeksi (DXY) 104 seviyesinin üzerinde seyrediyor. Gelişmekte olan ülke para birimleri ise doların güçlenmesiyle değer kaybetti.
Uzmanlar, yenin 160 seviyesinin altında kalıcı olması durumunda Japonya'nın müdahale olasılığını gündeme getiriyor. 2022'de yen 151 seviyesine gerilediğinde BoJ, piyasaya döviz satışı müdahalesinde bulunmuştu. Benzer bir adımın tekrarlanması ihtimali, piyasalarda tedirginlik yaratıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Yenin zayıflaması ve doların güçlenmesi, gelişmekte olan ülke para birimleri üzerinde baskı yaratıyor. Türkiye gibi yüksek dış finansman ihtiyacı olan ülkeler için doların değer kazanması, ithalat maliyetlerini artırıyor ve cari açığı büyütüyor. Ayrıca, küresel risk iştahının azalması, Türkiye'nin borçlanma maliyetlerini yükseltebilir. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın rezerv yönetimi ve faiz politikası bu gelişmelerden etkilenebilir. Körfez bölgesindeki jeopolitik riskler ise Türkiye'nin enerji tedarik kanallarını ve bölgedeki diplomatik ilişkilerini yakından ilgilendiriyor.