ABD ordusu, İran'a yönelik hava saldırılarının 11. gecesini tamamlarken, Başkan Donald Trump'ın yeraltı nükleer tesislerini vurma tehdidi bölgede tansiyonu zirveye taşıdı. Saldırılar, Pakistan'da ateşkes anlaşmasını kurtarma çabalarını gölgede bırakırken, Husilerin Suudi Arabistan limanlarına ve Kızıldeniz'deki tankerlere saldırı tehditleriyle birlikte Ortadoğu'da yeni bir kriz dalgası yaşanıyor. Pentagon, son operasyonların İran'ın askeri altyapısını hedef aldığını açıklarken, Tahran yönetimi misilleme sinyali veriyor.
Saldırıların arka planı ve hedefleri
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) tarafından yapılan açıklamada, 11. gece düzenlenen saldırılarda İran'ın balistik füze üsleri, insansız hava aracı fabrikaları ve komuta merkezlerinin vurulduğu belirtildi. Operasyonların, İran'ın bölgedeki vekil güçlerine yönelik desteğini kesmeyi amaçladığı ifade edildi. Trump'ın, İran'ın yeraltı nükleer tesislerine yönelik tehdidi ise ilk kez bu kadar yüksek perdeden dile getirilmesi açısından dikkat çekiyor. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, İran'ın nükleer programının tamamen durdurulması için her türlü seçeneğin masada olduğu vurgulandı.
Bu arada, Pakistan'ın başkenti İslamabad'da yürütülen diplomatik temaslar, ABD'nin saldırıları nedeniyle zora girdi. Tarafların, Husilerle varılan geçici ateşkes anlaşmasını kurtarmak için yoğun çaba harcadığı bildiriliyor. Ancak sahadaki çatışmaların devam etmesi, anlaşmanın geleceğini belirsiz kılıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD'nin İran'a yönelik saldırıları, sadece ikili ilişkileri değil, tüm Ortadoğu dengelerini etkiliyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi bölge ülkeleri, çatışmanın yayılmasından endişe duyarken, İran'ın müttefiki Suriye ve Irak'ta da tansiyon yükseliyor. Husilerin, Suudi limanlarına ve Kızıldeniz'deki tankerlere saldırı tehdidi, küresel enerji tedarik zincirlerini riske atıyor. Uzmanlar, çatışmanın İran'ın nükleer tesislerini hedef alması halinde, bölgesel bir savaşa dönüşebileceği uyarısında bulunuyor.
Öte yandan, Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler, taraflara itidal çağrısı yaparken, diplomasi için hâlâ bir pencere olduğunu vurguluyor. Ancak Trump yönetiminin maksimum baskı politikası, bu çabaları baltalıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin İran'a yönelik saldırıları ve olası bir nükleer tesis vuruşu, Türkiye'yi doğrudan ilgilendiriyor. İran ile sınır komşusu olan Türkiye, çatışmanın yayılması halinde güvenlik riskleriyle karşı karşıya kalabilir. Ayrıca, enerji ihtiyacının önemli bir kısmını İran ve bölge ülkelerinden karşılayan Türkiye, olası bir tırmanışta enerji fiyatlarının artması ve tedarik zincirlerinin bozulmasından etkilenebilir. Türk dış politikası, bölgede istikrarı savunurken, bu gelişmeler Ankara'nın arabuluculuk ve diplomasi çabalarını daha da kritik hale getiriyor. Türkiye'nin, hem İran hem de ABD ile ilişkilerini dengeleyerek bölgesel çatışmayı sınırlandırma çabaları önümüzdeki dönemde daha da önem kazanacak.