Yemen, Arap Yarımadası'nın güney ucunda yer alan ve başkent Cakarta'ya yaklaşık 7.000 kilometre uzaklıkta bulunan bir ülke. Bu mesafe ilk bakışta çok uzak görünse de, bu ay patlak veren gelişmeler, savaşın Endonezyalı aileler, işçiler ve fiyatlar üzerindeki etkisini gözler önüne serdi. Yemen'de 2014'ten bu yana süren iç savaş, Husiler olarak bilinen ve resmi adı Ensarullah olan hareket ile Yemen hükümeti ve Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon arasında devam ediyor. Son dönemde Husi güçlerinin Kızıldeniz'deki ticari gemilere yönelik saldırıları, küresel deniz ticaretini sekteye uğratarak Endonezya gibi uzak ülkelerde bile ekonomik yankılar yaratıyor.
Yemen İç Savaşı'nın Arka Planı ve Kızıldeniz Krizi
Yemen'deki iç savaş, 2014 yılında Husi hareketinin başkent Sana'a'yı ele geçirmesiyle başladı. 2015'te Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon, Yemen hükümetini desteklemek için askeri müdahalede bulundu. Çatışmalar yıllar içinde şiddetlenerek bölgesel bir vekalet savaşına dönüştü. İran destekli Husiler, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri tarafından desteklenen hükümet güçlerine karşı savaşıyor. Bu savaş, Yemen'de dünyanın en büyük insani krizlerinden birine yol açtı; milyonlarca insan yerinden edildi ve kıtlık riski arttı.
2023 yılının sonlarında İsrail-Hamas çatışmasının bölgeye yayılmasıyla birlikte Husiler, Kızıldeniz'de İsrail bağlantılı olduğunu iddia ettikleri ticari gemilere saldırılar düzenlemeye başladı. Bu saldırılar, dünya ticaretinin yaklaşık %12'sinin geçtiği Kızıldeniz rotasını güvenliksiz hale getirdi. Birçok deniz taşımacılığı şirketi, gemilerini Afrika'nın güneyindeki Ümit Burnu'na yönlendirmek zorunda kaldı. Bu rota değişikliği, nakliye sürelerini uzatarak ve maliyetleri artırarak küresel tedarik zincirlerini olumsuz etkiledi.
Endonezya, dünyanın en büyük takımada ülkesi olarak deniz ticaretine büyük ölçüde bağımlı. Kızıldeniz'deki istikrarsızlık, Endonezya'nın Avrupa ve Orta Doğu'ya yaptığı ihracatı doğrudan etkiliyor. Özellikle palm yağı, kömür, tekstil ve elektronik ürünleri taşıyan gemilerin rotalarının değişmesi, teslimat sürelerini uzatıyor ve maliyetleri artırıyor. Bu durum, Endonezyalı üreticilerin rekabet gücünü azaltırken, tüketici fiyatlarının da yükselmesine neden oluyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Endonezya Neden Etkileniyor?
Endonezya, Yemen'e coğrafi olarak uzak olsa da, küresel ekonomiye entegre yapısı nedeniyle savaşın dolaylı etkilerini derinden hissediyor. Ülke, dünyanın en kalabalık Müslüman nüfusuna sahip ve Orta Doğu'daki gelişmelere karşı hassas. Husi saldırıları, sadece ticari gemileri değil, aynı zamanda enerji taşımacılığını da tehdit ediyor. Petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar, Endonezya gibi enerji ithalatçısı ülkeler için ciddi bir risk oluşturuyor. Brent petrol fiyatları, Kızıldeniz'deki gerilimin artmasıyla birlikte yükseliş eğilimine girdi. Bu da Endonezya'nın cari açığını ve enflasyonunu olumsuz etkiliyor.
Ayrıca, Endonezya'nın Orta Doğu'da çalışan çok sayıda vatandaşı var. Yemen'deki savaş ve bölgesel istikrarsızlık, bu işçilerin güvenliğini tehdit ediyor. Endonezya hükümeti, vatandaşlarını bölgeden tahliye etmek için çeşitli planlar yapmak zorunda kalıyor. Savaşın uzaması, Endonezya'nın insani yardım çabalarını da zorlaştırıyor; ülke, Yemen'e insani yardım gönderen ülkeler arasında yer alıyor.
Küresel boyutta ise, Kızıldeniz krizi, deniz ticareti güvenliği konusunda uluslararası işbirliğinin önemini bir kez daha gösterdi. ABD öncülüğündeki koalisyon güçleri, Husi saldırılarını engellemek için bölgede devriye geziyor. Ancak saldırılar devam ediyor ve küresel tedarik zincirleri üzerindeki baskı artıyor. Endonezya gibi ülkeler, bu krizden en çok etkilenenler arasında ve çözüm için diplomatik girişimlere ihtiyaç duyuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Yemen'deki iç savaş ve Kızıldeniz'deki gerilim, Türkiye'yi de yakından ilgilendiriyor. Türkiye, Kızıldeniz'e kıyısı olmasa da, bölgedeki istikrarsızlık Türk dış politikası ve ekonomisi için riskler barındırıyor. Kızıldeniz, Türkiye'nin Asya ve Afrika ile ticaretinde önemli bir geçiş noktası. Saldırılar nedeniyle rotaların değişmesi, Türk ihracatçıları için ek maliyet ve gecikme anlamına geliyor. Ayrıca, Türkiye, Suudi Arabistan ve BAE ile ilişkilerini normalleştirme sürecinde; Yemen savaşı, bu ülkelerle olan dengeleri etkileyebilir. Türkiye, insani yardım konusunda aktif rol alarak bölgede etkinliğini artırabilir. Enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar ise Türkiye'nin enerji ithalat faturasını yükselterek cari açığı olumsuz etkileyebilir.