Irak hükümeti Cumartesi günü, ABD liderliğindeki uluslararası koalisyonun karargahının 30 Eylül'de kapatılacağını yineledi. Bağdat, ülkedeki güvenlik durumunun istikrarlı olduğunu ve silahlı kuvvetlerinin tüm ülke genelinde kontrolü sağladığını duyurdu. Anadolu Ajansı'nın haberine göre, Irak yetkilileri koalisyon güçlerinin çekilme takvimine ilişkin kararlılıklarını vurguladı.
Koalisyonun Geçmişi ve Çekilme Süreci
ABD öncülüğündeki Uluslararası Koalisyon, 2014 yılında IŞİD'in Irak ve Suriye'de geniş topraklar ele geçirmesinin ardından kurulmuştu. Koalisyon, IŞİD'e karşı hava saldırıları düzenlemek ve yerel güçlere eğitim-danışmanlık sağlamak amacıyla faaliyet gösterdi. 2017'de Irak, IŞİD'i yenilgiye uğrattığını ilan etti; ancak koalisyon güçleri ülkede kalmaya devam etti. Irak parlamentosu, 2020'de ABD'nin Bağdat'ta İran Devrim Muhafızları Ordusu Komutanı Kasım Süleymani'yi öldürmesinin ardından yabancı askerlerin çekilmesi için karar almıştı. 2021'de Irak ve ABD, koalisyonun savaş görevini sonlandıracağını ve danışmanlık rolüne geçeceğini duyurdu. Nihayet 2024'te taraflar, koalisyonun aşamalı çekilmesi konusunda anlaştı. Bu anlaşmaya göre koalisyonun Irak'taki varlığı 2025 Eylül'üne kadar sona erecek.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Irak'ın kararı, Orta Doğu'da jeopolitik dengelerin yeniden şekillendiği bir dönemde geldi. ABD'nin Irak'taki askeri varlığını azaltması, İran'ın ülkedeki nüfuzunu artırabileceği yönünde endişelere yol açıyor. Öte yandan, IŞİD'in yeniden canlanma riski de uluslararası güvenlik uzmanları tarafından dile getiriliyor. Koalisyonun çekilmesi, Irak ordusunun IŞİD kalıntılarıyla mücadelede ne kadar etkili olacağı sorusunu gündeme getiriyor. Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani, geçtiğimiz aylarda yaptığı açıklamalarda, Irak güvenlik güçlerinin ülkenin tamamında kontrolü sağladığını ve dış güçlere ihtiyaç kalmadığını belirtmişti. Ancak bazı askeri uzmanlar, Irak ordusunun hala hava desteği ve istihbarat paylaşımı gibi konularda koalisyona bağımlı olduğunu savunuyor.
Koalisyonun çekilmesi, sadece Irak'ı değil, bölgeyi de yakından ilgilendiriyor. Suriye'deki ABD varlığı ve İran destekli milis grupların durumu, çekilme sonrası dönemde belirsizliğini koruyor. Irak, aynı zamanda İran ile ABD arasında bir denge politikası yürütüyor. Koalisyonun çekilmesi, Bağdat'ın Tahran ve Washington arasındaki manevra alanını nasıl kullanacağını da gösterecek. Ayrıca, NATO'nun Irak'taki eğitim misyonunun geleceği de merak konusu. NATO, Irak güvenlik güçlerine eğitim sağlamaya devam edeceğini açıklamıştı; ancak koalisyonun çekilmesiyle bu misyonun kapsamı ve süresi belirsizliğe girebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Irak'taki koalisyon varlığının sona ermesi, Türkiye'nin güvenlik ve dış politikası açısından önemli sonuçlar doğurabilir. Türkiye, PKK ve IŞİD ile mücadelede Irak merkezi hükümetiyle işbirliğini sürdürüyor. Koalisyonun çekilmesiyle oluşabilecek güç boşluğu, PKK'nın Sincar ve Mahmur gibi bölgelerdeki varlığını artırmasına yol açabilir. Ayrıca, İran'ın Irak'taki etkisinin artması, Türkiye'nin bölgesel dengelerdeki konumunu zorlaştırabilir. Türkiye, Irak'ın toprak bütünlüğünü desteklemekle birlikte, kendi sınır güvenliği için Irak ordusuyla koordinasyonu sürdürmek durumunda. Koalisyon sonrası dönemde Türkiye, Irak ile ikili güvenlik anlaşmalarını güçlendirmeye ve PKK'ya karşı ortak operasyonları artırmaya yönelebilir.